Köpek Fobisi – Kinofobi (Cynophobia)


Köpek Korkusu Nedir | Köpek Fobisi Nasıl Geçer

Köpek korkusu, toplumca oldukça yaygın bir spesifik fobidir. Bazı fobiler, örneğin “yılan” veya “örümcek” gibi fobiler daha yaygın olmasına rağmen, ortalama bir insanın günlük hayatta bir yılanla karşılaşma olasılığı düşüktür. Bu yüzden kişiler günlük hayatta işlevselliğini bozmayan bu tür fobileri genellikle göz ardı ederler. Ama modern dünyada insanların bir köpekle karşılaşma olasılığı çok daha yüksektir. Sokaklarda rastladığımız köpeklerin bir çoğu zararsız, dost canlısı olsa da elbette bazıları kendini tehdit altında hissettiğinde veya korktuğunda agresif davranışlar sergileyebiliyorlar. Tıpkı insanların da birbirine karşı zaman zaman sokakta agresifleşebildiği gibi… Köpek korkusuna sahip kişiler, köpek sahibi arkadaş ve akrabalarla temasını sınırlayabilirken, köpeklerin bulunduğu ortamlarda bulunmak normal aktivitelerini kısıtlayabilmekte. İşte problem bu noktada başlamaktadır. Bir uyaran bizim günlük hayattaki işlevselliğimizi olumsuz etkiliyorsa, bu tür irrasyonel korkulardan kurtulmak için bir girişimde bulunmanın zamanı gelmiş demektir.

Unutmamak lazım ki “korku”, mantıklı bir korku olduğu sürece sağlıklı ve işlevsel bir duygudur. Bizi hayatta tutar.  Düşünsenize; örneğin ilk çağlarda taş devrinde, iki arkadaş bir ağacın gölgesinde dinlenirken uzaktan çift dişli bir yırtıcı aslanın kendilerine doğru yaklaştığını görseler… kaçarlar mıydı? Evet, bazıları aslanı görünce hemen bir ağaca tırmanıp kaçarlardı… Ama bazılarının hiç umurunda olmazdı… Aslanı görmüş olmalarına rağmen, hiç korkmayıp ağacın gölgesinde keyif yapmaya devam ederlerdi. Sempatik sinir sisteminde “savaş-kaç” tepkisi tetiklenerek hemen kaçıp ağaca tırmanan mağara adamları var ya… işte bizler onların torunlarıyız. Kaçmayanlar ise “doğal seleksiyon” ile yok oldular. Kısacası, bizim genlerimizde o kendini korumak için kaçıp kurtulanların özellikleri var. Ağaca kaçan mağara adamlarının bu korkuları rasyonel korkulardı. Çünkü belki de daha önce bir aslanın bir başka insanı parçalayıp yediğini görmüş, böylece bir “öğrenme” işlemi gerçekleşmişti… Aslana yem olan kişi belki de daha önce böyle bir olay görmediği için, yani bu konuda bir “öğrenme işlemi” daha önce gerçekleşmediği için, yaklaşan aslanı bir tehdit olarak görmemişti… ve yem olmuştu. Yani fobilerin bileşenlerinden birinin “genetik aktarım” olduğu bir gerçek olsa da, günümüzde “öğrenme” işlemi, fobilerin daha yaygın bir bileşenidir.

Köpek Korkusu Nedenleri

Hayvanlarla ilgili olan çoğu fobi gibi, köpek korkusu da en çok özellikle çocukluk döneminde bir köpekle ilgili olumsuz bir deneyim yaşanmış olmasından kaynaklanır. Çocuklar da köpekler de doğaları gereği meraklıdırlar. Küçükken bir yerde oynarken aşırı heyecanlı bir yavru köpek oynamak için üstünüze atlamış olabilir… veya büyük bir bekçi köpeği size korkutucu bir şekilde hırlamış olabilir.

Büyük bir köpek, aslında gerçek bir saldırıda bulunmasa bile küçük bir çocuk üzerinde büyük bir olumsuz izlenim bırakabilir. Çocuklar öğrenmeye çok açık olduklarından bu tür deneyimler de çocuk için çok etkili bir öğrenme yoludur. Bir çocuk, böyle bir deneyimle köpeklerden korkmayı kolayca öğrenebilir.

Köpek fobisi edinmek için mutlaka olumsuz deneyimin sizi doğrudan etkilemesi gerekmiyor. Birçok ebeveyn, çocuklarını özellikle sokaktaki sahipsiz köpeklere yaklaşmamaları konusunda aşırı uyarılarda bulunur. Köpeklere dokunmasın diye bir köpek gördüğünde onları geri çekebilir, uyarabilir, hatta belki ebeveynin kendisi de köpekten korktuğu için kendisi de korktuğunu gösteren davranışlarda bulunabilir. Böylece çocuk da anne-babasından gördüğü bu davranışlardan “köpekler korkutucu, tehlikeli, kaçılması gereken hayvanlardır” gibi bir çıkarımda bulunabilir. Yani bir “öğrenme” işlemi gerçekleşmiş olur. Çocukların çok yaratıcı olan hayal gücü, eksik veya hatta hatalı bir köpek davranışı anlayışıyla birleştiğinde bu da köpek fobisine sebep olabilir. Bir arkadaşı veya tanıdığı birisi bir köpek tarafından saldırıya uğramışsa veya bir ebeveyn bu konuda mantıksız bir korkuya sahipse, çocuğun da kinofobi (köpek korkusu – köpek fobisi) geliştirme riski artar.

Köpek Fobisi Belirtileri

Tüm fobiler gibi, köpek korkusunun şiddeti de kişiden kişiye göre değişir. Bazıları sadece iri ırklardan gelen köpeklerden korkarken, bazıları minik bir yavru köpekten bile korkarlar. Bazıları canlı köpeklerin yanında durmaktan rahatsız olabilirken bazları bir köpek fotoğrafı gördüğünde veya TV’de bir köpek gördüğünde bile korkabilir. Herkesin köpek fobisi kendine özgüdür. Dolayısıyla kinofobinin, yani köpek korkusunun semptomları da kişiden kişiye değişebilir.

Genellikle köpek fobisi reaksiyonları şu şekildedir:

Aşırı kaçınma ve kaygı,
Saklamaya çalışmak
Oryantasyon bozukluğu
Dehşet içinde donakalmak
Mide bulantısı
Baş dönmesi,
Terleme,
Kalp çarpıntısı,
Titreme,
Nefes almada zorluk,
Tehlike hissi
Kontrolü kaybetme korkusu
Aşırı kaçınma ve kaygı

Hatta ağlamaya bile başlayabilirsiniz… “Beklenti kaygısı”, da çok yaygındır. Yani kişi bilinen bir zamanda gerçek yüzleşme gerçekleşecekse, (örneğin köpeği olan bir arkadaşının evine misafirliğe gitmesi gerekiyorsa), bu tür günlerde ortaya çıkar.

Komplikasyonlar

Köpekler halk arasında evcil hayvan veya sadık bir dost veya eşlikçi olarak çok popüler olduğu için, günümüzde bir köpekle aynı ortamda bulunmaktan kaçınmak neredeyse imkansız gibidir. Bu yüzden insanlar köpek sahipleriyle, köpeği olan kişilerle aile toplantılarından kaçınma noktasına kadar kendini sınırlayabiliyorlar. İnsanlar birçok açık hava mekana köpeklerini de getirdiğinden, parkta yürümek, yürüyüş yapmak veya kamp yapmak gibi açık hava etkinliklerinin tadını çıkaramayabilirsiniz. Bir köpekle herhangi bir teması önlemeye çalışırken günlük rutininiz aşırı derecede kısıtlanabilir.

Hissedilen bu tür artan bir izolasyon ihtiyacı, depresyona ve diğer anksiyete bozukluklarına bile yol açabilir. Hatta bazı kişiler evlerinden dışarı çıkma konusunda giderek daha isteksiz hale bile gelebilirler.

Köpek Fobisi Tedavi Yöntemleri Nelerdir

Tüm hayvan fobileri gibi, köpek korkusu da üstesinden gelinebilir bir problemdir. Bilişsel davranışçı terapi (CBT/BDT), fobiler konusunda oldukça etkili yöntemlerden biridir. “Sistematik duyarsızlaştırma” ve “Taşırma” gibi teknikler, köpek korkusunu gidermeye kaldırmaya yardımcı olan ve daha işlevsel başa çıkma becerileri geliştirmeye yardımcı olan tekniklerdendir. Dünyada bu teknikler Hipnoz yöntemi ile de yaygın ve başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.

Bu teknikler geleneksel olarak, genellikle canlı köpekler kullanılarak gerçekleştirilse de imajinasyon ile maruziyet de yapılabilir. Hipnoz, imajinasyon içeren maruziyet tekniklerinin en etkilisidir. Zira hipnotik zihin durumundayken kişinin imgeleme ve hayal etme kapasitesi maksimuma ulaşır. Bu tür yöntemlerle bir terapi alıyorsanız, fiziksel olarak veya imgeleme yapmak suretiyle bir köpeğe yaklaşmak ve onu sevmek gibi olumlu davranışlar sergilemeye teşvik edilirsiniz. Terapistiniz size bu konuda rehberlik eder.

Maruz kalma terapilerinde veya “Taşırma” dediğimiz yöntemde canlı bir köpekle etkileşim kurmanız istenirken, Hipnoz gibi yöntemlerde canlı bir köpeğe maruz kalmak yerine, köpeği canlı bir şekilde hayal etmenize yönelik teknikler uygulanır. Taşırma dediğimiz yöntem aslında günümüzde pek tercih edilmeyen bir yöntemdir zira düşünsenize; köpek fobinizden kurtulmak için bir uzmana başvurduğunuzda size “taşırma” yöntemini kullanacağız dese, köpekten korkan hiç kimse, köpekle baş başa kalacağı yakın temaslı bir terapi yöntemini tercih etmek istemez. Zira “taşırma” yöntemi; kişiyi köpekle bir odada baş başa bırakarak istenmeyen davranışın sönmesini bekleme durumudur. Örneğin; kişi köpekten inanılmaz bir derecede korkuyorsa; kişiyi köpekle aynı ortama sokup köpeği serbest bırakırsınız… Kişi o sırada aşırı korkar elbette ve korkuyu taşırmak için kişi aşırı korksa da, korku taşıp sönene kadar o ortamda kalması sağlanır. İnsan bünyesi bu tür bir korkuyu uzun süre barındıramadığı için belli bir süre sonra köpeğe maruz kalmanın yarattığı kaygı ve stres bir süre sonra söner. Kişi köpekle bir sonraki karşılaşmasında daha az korktuğunu görecektir. Hatta hiç korkmadığını da görebilir. Bu her tekrar edildiğinde korku daha güçsüzleşerek gelir ve sonunda yok olur. Köpek korkusu olan biri için pek keyifli bir terapi deneyimi olmasa da etkili bir yöntemdir. Hipnoz yöntemi ve sistematik duyarsızlaştırma yöntemi, taşırma yönteminden çok daha konforlu bir yöntemdir. Hipnoz yönteminde canlı köpek bulunmaz ve bu nedenle danışan için en konforlu yöntemdir diyebiliriz.

EFT (Emotional Freedom Technique – Duygusal Özgürleşme Tekniği) de bu konuda oldukça etkili bir yöntemdir ve kişinin kendi kendine evinde uygulayabileceği bir yöntemdir. EFT yöntemini öğrenmeniz de köpek fobinizi kendi kendinize gidermek için deneyebileceğiniz etkili yöntemlerden biridir. Ancak bu yeni nesil bir yöntem olduğundan, bu yönteme şu an için bilimsel literatürde kendine karşılık bulmuş bir yöntem değildir. EFT ile ilgili bir çok bilimsel çalışma yapılmış olmasına rağmen, günümüzde -henüz- bilimsel bir yöntem olarak kabul görmüş değildir. Yine de bu durum, EFT’nin etkili olmadığı anlamına gelmemektedir. Şu an bilimsel literatürde EFT ile ilgili pek çok çalışma mevcut olsa da, hatta EFT’yi temel alan pek çok farklı terapi modeli olsa da, şu an için EFT’yi bir “tedavi” yöntemi diye nitelendirmek doğru olmaz. Ancak EFT’nin dünyada yaygın olarak kullanılan, doğru öğrenilip doğru uygulandığında genellikle şaşırtıcı derecede hızlı ve etkili sonuçlar veren, öğrenilmesi çok kolay, popüler bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz. Bu yüzden diğer terapi yöntemlerine paralel olarak kullanıldığında, sonuç alma sürenizi minimuma indirirken başarı şansınızı da maksimuma çıkarır. Bu yüzden bir çok terapist, EFT’yi bir tamamlayıcı unsur olarak kullanırken, EFT’nin bir çok kişide tek başına da sonuç verebilen bir yöntem olduğu görülmektedir. EFT’yi bir EFT uzmanı eşliğinde seanslarla alabilirsiniz elbette ama ideal olan, kişiye EFT yapmayı öğretip kendi kendine uygulamasını sağlamaktır. Böylece kişi EFT uygulamak için mutlaka seanslara gitmek zorunda olmak yerine, istediği zaman evde kendi kendine istediği kadar uygulama şansına sahip olabilmektedir. Fobinizle kendi hızınızda kendi kendinize ilgilenmek isterseniz sitemizde “Eğitimler” linkinde bulunan online EFT Eğitimi linkine tıklayarak bu eğitimi siz de alabilirsiniz.

Fobiniz aşırı şiddetliyse, bazı uzmanlar terapiye eşlik etsin diye bazı ilaçlar da tavsiye edebilmektedir. Ancak ilaçlar tek başına bir fobi tedavisi vaat etmez. İlaçların fonksiyonu şudur ki; bazı ilaçlar bir köpekle karşılaştığınızda hissettiğiniz kaygıyı önemli ölçüde azaltabilir, dolayısıyla yukarıda bahsettiğim terapötik yöntemlerden biriyle teröpatik destek alırken, bu teröpatik tekniklerden daha iyi sonuç almanıza, terapiye odaklanabilmenize yardım eder. Tek başına bir çözüm vaat etmez.

Kısacası köpek fobisi (kinofobi), ne kadar şiddetli olursa olsun, son derece üstesinden gelinebilir bir korkudur. Karar verip, biraz da çalışarak, kararlı bir şekilde semptomlarla kendi başınıza başa çıkabilecek seviyeye gelmemeniz için hiçbir neden yoktur. Yeter ki bu korkudan kurtulmaya karar verin, harekete geçin, ve istikrarlı bir şekilde seçeceğiniz bir teknikle çalışmalarınıza başlayın. İster kendi kendinize, ister bir danışmanlık alarak yukarıda bahsettiğim tekniklerin biri veya bir kaçıyla bu korkunuzla tamamen vedalaşmanız gayet mümkündür.

Bir yorum yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Duyuru Listemize Kaydol

Özel Duyuru, Güncelleme ve İndirimlerden Haberdar Ol
(Ayda 1 veya 2 adetten fazla e-posta almazsınız)

Sorularınız mı var?

Telefon veya e-posta ile irtibata geçmekten çekinmeyin

Merhaba...

Sorunuz mu var?

bilgi@hypnotistanbul.com

Benimle iletişime geçmekten çekinmeyin, tüm sorularınızı yanıtlamaktan mutluluk duyacağım.

hypnotistanbul