Hipnoz Nedir? Hipnozun Teknik Açıklaması ve Yanlış Bilinenler

Hipnoz nedir sorusunun cevabı bir çok kaynakta farklı yaklaşımlarla tanımlanmaktadır. Bu sorunun cevabıyla beraber hipnoz ve hipnoterapinin kullanım alanlarını ve bu kavramlarla ilgili doğru sanılan yanlışları anlamak için önce bu tür hipnotik içerikteki kavramların tanımını bilmemiz gerekir. Gelin, bu terim ve tanımları detaylı inceleyelim: 

Hipnoz, konsantrasyon ve odaklanmanın en üst düzeye ulaştığı, uyku benzeri ama kesinlikle uyku olmayan, hepimizin aslında her gün defalarca deneyimlediğimiz yüksek konsantrasyonlu özel bir zihin durumudur. İstemediğiniz davranış ve alışkanlıklarınız üzerinde kontrol kazanmanıza yardımcı olur. Hipnoterapi ise hipnozun tedavi (terapi) amacıyla kullanılmasıdır. 

Hipnozla ilgili öncelikle bilinmesi gereken en önemli şey; bunun gece uykusu gibi bir uyku hali olmadığıdır. Hipnoterapi seansı sırasında bilinciniz kaybolmaz, aksine, zihniniz çok yüksek bir algılama kapasitesine ulaşır. Hipnotik zihin durumu, hipnotist ile süjenin işbirliği ile gerçekleşir. Hipnoz hali, süjenin hipnotistin telkinlerine karşılık vermesiyle gerçekleşen bir etkileşim süreci olarak da nitelendirilebilir. Hipnotist kişiye bu özel zihin durumunu oluşturma konusunda rehberlik eder. Uygulama sırasında kişi hipnotistin basit sözlü talimatlarını uygulama konusunda istekli ve özenli olduğu sürece aslında herkes kendinde pozitif değişim yaratabilecek belli bir derinlikte hipnoza girebilir. Motivasyonu artırmak veya davranış biçimini değiştirmek için danışana hipnotik durumu yükleyen kişiye de hipnotist adı verilir. Hipnoterapist ise hipnozu “tedavi” (yani “terapi”) amacıyla kullanan kişilere denir. Ancak diğer ülkelerde hipnoterapistlik, ayrı bir uzmanlık olarak mesleki terimler sözlüğünde özgül bir meslek olarak tanımlanmaktadır. Aşağıda bu kavramların detaylı ayrımına değineceğiz.

Hipnoz Ne İşe Yarar? Nasıl Bir Histir?

hipnoterapinin faydaları, hipnoterapi ve hipnotist ile ilgili bilgiler.

Hipnoz, kendinizde değiştirmek veya geliştirmek istediğiniz konularda çok hızlı sonuçlar almanızı sağlayabilir. Zihin, hipnotistin yardımıyla girdiği bu çok doğal hipnotik durumdayken, kendi zihinsel katmanlarında çeşitli hayaller kurar. Hatta bu hipnotik zihin durumu o kadar doğal bir şekilde yaşanır ki, kişi “galiba ben hipnotize olmadım… çünkü her şeyi hatırlıyorum… siz konuştunuz, ben de sadece bir şeyler hayal ettim, uyumadım ki… hatta hipnoz sırasında aklıma ‘akşam ne yemek yapayım’ gibi alakasız düşünceler de geldi… galiba ben hipnoza giremedim…” gibi şeyler düşünebilir. Halbuki hipnotik zihin durumundaki kişi kendinden geçmez. Genellikle gevşemenin eşlik ettiği bu zihin durumu, tıpkı uykuya dalmadan 5-10 dakika öncesindeki o rahat, gevşemiş hissiyata benzer.

Hipnoz Nedir? Hipnozun Tanımı

Hipnoz nedir sorusunun dünyadaki en yaygın tanımı; “konsantrasyon ve odaklanmanın en yüksek seviyesine ulaştığı zihin durumu” olarak kabul görmüştür. Hipnoz nedir diye merak ediyorsanız, bu konuda çok geniş bilgiyi sitemizdeki sıkça sorulan sorular bölümünde de bulabilirsiniz. Ya da bu sayfadaki (aşağıdaki) videoyu sonuna kadar izlerseniz; “hipnoz ve hipnoterapi” dinamiklerinin doğasının yanı sıra probleminizin nasıl oluştuğu ve hipnotik yaklaşımın size neden ve nasıl yardımcı olabileceği hakkında derin bir iç görü kazanabilirsiniz. Hipnotik tekniklerin tek kullanım alanı psikolojik sorunlar değildir. Hipnoz dünyada aynı zamanda çok güvenli, hızlı ve harika bir kişisel gelişim ve değişim aracı olarak tanımlanmaktadır.

Hipnoz Nasıl Oluşur? Zihin Kuramı ve
Hipnoza Girmenin Teknik Açıklama Videosu:

Hipnozdayken Kontrolümü Kaybeder miyim?

Hipnotik deneyim sırasında telkine açık olmamıza rağmen hipnoz halinin, o an davranışımız üzerindeki kontrolümüzü kaybettiren bir durum olmadığını bilmek önemlidir. Hipnoz nedir diye araştıranların, bunun bildiğimiz anlamdaki gece uykusu gibi bir uyku hali olmadığını bilmesi önemlidir. Kişi hipnotik zihin durumundayken ne kontrolünü kaybeder, ne de daha sonra pişman olacağı bir söz veya davranışta bulunur. Kişinin etik ve sosyal değerleriyle çatışan, kişinin kendisi için faydalı olmayacak her türlü telkin, zihin tarafından mutlaka geri çevrilir. Hipnoz, denemek isteyen herkes için çok doğal ve güvenlidir. Unutmayın ki hipnotize olmaktaki başarı şansınız tamamen hipnoterapistiniz ile işbirliği yapma isteğinize ve bu zihin durumunu deneyimlemek konusunda kendinize gerçekten izin vermenize bağlıdır. Hipnoterapi sırasında sanılanın aksine, kişi kendinden geçmez. Bilakis, konsantrasyon ve odaklanmanın en yüksek olduğu özel bir zihin durumuna ulaşır.

hipnozun faydaları

Hipnozdaki Kişi En Gizli Sırlarını Söyler mi?

Hipnoz nedir diye araştıran kişilerin hipnotize olmakla ilgili en çok korktukları şey; hipnotik zihin durumundayken kirli çamaşırlarının ortaya dökülmesi; sırlarının öğrenilmesi; hatta istemedikleri davranışların yaptırılması veya hipnozdan çıkamama gibi mitlerdir. Öncelikle şunu bilmekte fayda vardır ki “kişi kendisi de istemiyorsa, hipnotik zihin durumuna zaten giremez“. Zannedilenin aksine, bu bir kendinden geçme hali ya da bildiğimiz anlamdaki bir uyku hali değildir. Hipnotik zihin durumu esnasında veya seans sırasında kişi konuşulanların ve söylenenlerin tamamen farkındadır. Hiç kimse hipnoterapi sırasında normalde istemediği şeyleri söylemeyeceği gibi normalde yapmayacağı şeyleri yapmaz. Kişi bu zihin durumundayken daha sonra pişman olacağı hiçbir söz veya  davranışta bulunmaz. Kişinin etik ve sosyal değerleriyle çatışan, kişinin kendisi için faydalı olmayacak her türlü telkin, zihin tarafından mutlaka geri çevrilir. 

Hipnotik Zihin Durumu “Kontrol Kaybı” mıdır?

Seans sırasında telkinlere açık olmamıza rağmen, hipnozun davranışımız üzerindeki kontrolümüzü kaybettiren bir durum olmadığını bilmek önemlidir. Hipnotizma öyle bir şey olsaydı, mahkemelerde ve polis merkezlerinde birer kadrolu hipnotist görevlendirilirdi; sorgulanacak kişiyi transa alıp bülbül gibi şakıtırdı öyle değil mi? Bu bir yalan makinası gibi çalışmaz. Özetle; hipnoz nedir sorusunun cevabını arıyorsanız, bilmelisiniz ki hipnotizma, filmlerde görüldüğü gibi bir şey değildir. Süperman’i seyrettikten sonra “uçan insanlar” olduğuna inanmıyoruz değil mi? Aynı şekilde; hipnozla ilgili çekilen filmlerde görülen şeyler de sadece hayal ürünü kurgulardan ibarettir. 

Hipnotik seanslar sırasında telkinler her ne şekilde ve her ne teknikle verilirse verilsin, hiçbir telkin, insanlara normalde yapmayacakları şeyleri yaptıramaz. Kısacası; hipnoz olan kişiye kendisinin de istemediği bir şeyi yaptırmak mümkün olmadığı gibi, kendisinin istemediği herhangi bir değişimi veya eylemi de yaptıramazsınız. Hipnozun öyle bir gücü yoktur. Örneğin “uçak fobisi” için seanslar alan birine iyilik yapmak için seans sırasında ekstra olarak mesela (öyle bir niyeti olmadığı halde) sigarayı bırakmakla ilgili telkinler verseniz bile o kişi sigarayı bırakmazHipnoza girmek istemeyen birini kendi iradesi dışında trans durumuna almanız da mümkün değildir. Kişinin bu harika zihin durumuna ulaşabilmesi için hipnotisti ile işbirliği yapmaya istekli ve gönüllü olması şarttır. Yoksa hipnotik zihin durumuna ulaşmakta başarılı olamaz. “Hipnoz nedir , ne değildir” sorusunu cevaplarken önce bu terimin “ne olmadığından” bahsedeceksek; Hipnoz, zihin kontrolü değildir” diyebiliriz. Gelin şimdi hipnotik zihin durumu hakkında doğru sanılan yanlışlardan bahsedelim.   

Hipnozdan Uyanamama İhtimali Var mı? 

Hipnoz nasıl yapılırHipnozdan uyanamama gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir. Hipnozun tarihinde böyle bir şey görülmemiştir. Bazı uzun seanslar sırasında hipnotik zihin durumunun keyifli ve sakin duygusu nedeniyle kişi bazen bir süre sonra kendi isteğiyle normal uykuya geçebilir. Hipnoterapist uyandırmasa bile bir müddet sonra hipnotik hal sığlaşır, hafifler ve zaten kendiliğinden kaybolur. Kişi normal bir uyku uyuyup uyanmış olur. Ani gürültü ve ani sıcaklık değişimleri de hipnotik zihin durumunu sonlandırabilir.

Hipnoterapist telkinlerde danışanın istemediği konularda ısrarcı olursa hipnotik zihin durumu kendiliğinden yüzeyselleşir ve kendiliğinden sıfırlanır. Ayrıca hipnoterapi sırasında kişi istediği anda gözünü açıp kalkıp gidebilir. Seans sırasında gözlerini açıp seansa devam edip etmemek de tamamen kişinin kendi kontrolündedir. 

Örneğin; sinemada duygusal bir film izlerken gözleriniz dolar; komik bir espri olduğunda ise basarsınız kahkahayı öyle değil mi? Ama filmi izlemeyi sürdürüp sürdürmemeye de yine siz karar verirsiniz. İşte hipnoz da aynen böyledir; kontrol tamamen sizdedir. Hipnoza girip girmemeye kişi kendisi karar verir. Bu zihin haline girdiği zaman da bunun keyfini çıkarmaya devam edip etmeme konusuna da yine kendisi karar verir. Hipnotik zihin durumu bir kontrol kaybı durumu değildir. Elbette bunu her zaman bilinçli olarak yaptığımız söylenemez. Örneğin sürekli tekrarlayan reklamlara maruz kalmak da bir çeşit “telkin” değil midir? Reklamlar da aslında bilinç dışına o ürünle ilgili olumlu düşünceler ekmeyi hedefleyen, “tekrar” prensibiyle çalışan hipnotik bir yaklaşımdır. Ancak reklamlar, ihtiyacınız olmayan bir ürünü satın almanızı sağlamaz. (İstemediğiniz bir şeyi yaptıramaz). Ama ihtiyacınız olan bir ürünü almayı düşündüğünüzde, markette iki farklı marka arasında bir seçim yapmanız gerektiğinde, düzenli olarak reklamlarına maruz kaldığınız ürünü tercih etmeniz daha muhtemeldir. 

Kişi Kendi İsteği Dışında Hipnoza Alınabilir mi?

Hipnotize olmayı istemeyen birisi hipnozu deneyimlemeyi istemiyorsa, kendi isteği dışında hipnotize edilmesi mümkün değildir. Hipnoz böyle bir şey olsaydı tüm toplumlar kolayca zombi gruplarına dönüşmezler miydi? Bu nedenle “kimse beni hipnotize edemez, hadi beni hipnoz et bakalım edebilecek misin” tarzındaki yüzeysel taleplere hipnoterapi uygulaması yapmaya yeltenmek, bir hipnoterapist için boşuna vakit kaybından başka bir şey değildir. 

Hipnotik zihin durumu, iki kişinin etkileşimiyle gerçekleşir. Yani hipnotist, hipnoza girebilmesi için kişiye (süjeye) rehberlik eder, bazı yönergeler (direktifler), talimatlar verir… Hipnotize edilecek olan kişi eğer bu yönergelere uyum sağlamaya ve uygulamaya gayretli olursa, hipnotistin rehberliğinde telkin edilen yönlendirmeleri uygularsa, o zaman harika bir şekilde hipnoza girer ve bilinç dışı düzeyde muhteşem değişimler yaratabilir. 

Hipnoza girmek tamamen hipnotist ile süje arasında gerçekleşen bir iletişim sürecidir. Kişi hipnoz olmak istemiyorsa, hiç kimse bir diğerini isteği dışında hipnoza alamaz. Unutmayın ki hipnoza girmekteki başarınız tamamen hipnoterapistiniz ile işbirliği yapma isteğinize ve hipnotik zihin durumunu oluşturma konusunda kendinize izin vermenize bağlıdır. Bu harika zihin durumunu deneyimlemek isteyen biri öncelikle “hipnozun ne olup ne olmadığı” konusunu iyice özümsemelidir. Bu nedenle, “hipnoz nedir” başlıklı bu sayfadaki bilgiler, hipnoz desteği almadan önce bilmeniz gereken bilgilerden oluşuyor.

Hipnoz Hakkındaki Diğer Mitler Nelerdir?

İnsanlar hipnotik zihin durumundayken, sonradan pişman olacağı ya da kişiliğine uygun olmayan bir şeyi ne söyler ne de yapar. Bu tür şeyler ancak filmlerde olur. “Gözlerime bak ve uyu” gibi terimler ise sadece filmlerde olan sözlerdir ve gerçeklerle bağdaşmaz. Bilgiye ulaşmayla ilgili yasa çıktıktan sonra ABD’de gizli servislerce insanların ilaçla konuşturulduğu, birçok maddeler yardımıyla o kişilerin söylemediği bilgilere ulaşıldığı üzerine kayıtlar vardır. KGB, CIA gibi gizli servislerce kullanılan narkoanaliz, narko-hipnoz gibi yöntemler, eskiden suçluları veya savaş esirlerini “sorgulama” amacıyla kullanılıyordu. 

Narkoanaliz, kişi bilinçliyken  kendisine kontrol kabiliyetini azaltıcı narkotik uyuşturucu bir madde verilerek, bilinçaltını/bilinçdışını araştırma yöntemidir. Ancak bu yöntem dışarıdan madde alımıyla olduğu için, bunun bildiğimiz anlamdaki hipnoz ile hiç alakası yoktur. Vücuttan kısa sürede atılacak bir uyuşturucu maddeyi ağır ağır damara enjekte etmeyi “Hipnoz” olarak adlandırmak doğru olmaz. Hipnoz nedir diye merak edenlerin bu konuyu anlaması önemlidir.

“Uluslararası Af Örgütü”, bunu insan haklarına aykırı gördüğü için narkoanaliz denen, “madde alımı ile oluşturulan” bu yöntem artık dünyada uygulanmıyor. Zaten bu hipnoterapi falan değildir. Narkoanaliz, hipnoterapistlerin değil, psikiyatrinin alanıdır. 

Hipnoz nedir diye merak eden kişilerin en çekindikleri şey, kontrolü bir başkasına verme düşüncesidir. Terapilerde kullanılan hipnotik teknikler, zannedildiği gibi zihin kontrolü veya kontrol kaybı değildir ve vücuda dışarıdan bir madde vererek yapılmaz.

Hipnozla Zarar Görmek Mümkün mü?

Hipnoz nedir diye merak edenlerin hipnozla ilgili endişelerinden biri de “ya hipnoterapiden zarar görürsem” düşüncesidir. Hayır, hipnozla zarar görmeniz normal şartlar altında mümkün değildir. Ancak psikotik hastalıklarda, örneğin şizofreni, paranoya gibi hastanın iç görüsünün kaybolduğu rahatsızlıklarda elbette ki hipnoterapi yapılmamalıdır. Veya örneğin Bipolar Bozuklukta “mani” konusunda hipnoz yapılmamalıdır. Manik bir kişiye herhangi başka bir konuda (örneğin sigara bırakma konusunda) bile hipnoz yapılmamalıdır. 

Bu teknik “her derde deva bir sihirli değnek” gibi görülmemelidir. Hafif depresyonda bir tamamlayıcı unsur olarak faydalı olsa da örneğin; ağır depresyondaki kişilerde kullanılmamalıdır. Bu tür hipnotik uygulamalar eğer muhakeme yeteneği olmayan ve/veya gerçeği değerlendirme yeti bozukluğu olan kişilerde kullanılmadığı sürece, zarar görülmesi muhtemel bir uygulama değildir.  

hipnoz ne demekHipnoz Tehlikeli midir? 

Unutmayın ki hipnozun da hipnotistin de sihirli güçleri yoktur. Bu, sonradan öğrenilebilen bir öğretidir. Öğrenme, çalışma (pratik yapma) ve biraz da iletişim yeteneğinin ürünüdür. Bir kalemi güzel bir şiir ya da roman yazmak için de kullanabilirsiniz ama birinin gözüne batırırsanız silah olarak da kullanabilirsiniz öyle değil mi? Tıpkı bunun gibi, hipnoz da kendi başına tehlikeli değildir ama bu tekniği depresyonun türleri ve dinamikleri ile ilgili hiçbir akademik bilgiye sahip olmadan “ağır depresyon” için veya “mani, psikoz vb.” veya ilaç tedavisinin şart olduğu bazı psikotik konularda kullanıldığında elbette kişiye zarar verebilir. Zira bu, tıpkı bir kalemi göze batırmak gibidir. Kalem tehlikeli değildir ama göze batırma dendiği halde birinin gözüne batırsanız elbette masum bir kalem de birine zarar verebilir. Oysa kalemin kendisi tehlikeli değildir öyle değil mi? Kalemi nasıl ve ne işin kullandığınız önemlidir. 

İşte tüm bilinçaltı uygulamaları, hatta aklınıza gelebilecek tüm diğer uygulamalar da böyledir. Hipnotik teknikler ile ilgili korkulacak bir şey yoktur ama psikoz, mani veya majör depresyon gibi bir rahatsızlığı olanlar için birincil tedavi yöntemi olarak uygun değildir. Tehlikeli olan hipnoz değil, hipnozun kullanılmaması gereken kişilerde hipnoz uygulamaktır. Bu, kalemi göze batırmak gibidir.

Hipnoterapi Nedir? Kimler Uygular? 

Hipnoz tedavi amacıyla kullanılırsa buna hipnoterapi denir. Hipnoz eğitimi almış olan uzmanlar, kendi uzmanlık alanları dahilinde olan hangi konularda hipnoz yapacaklarını zaten bilirler. Unutmayın; Hipnoz, tedavinin kendisi değil, bir araçtır. Dünyada hipnotik teknikler, hekim ve klinik psikolog olan hipnoterapistler tarafından tedavi amacıyla kullanılabilirken, hipnotistler tarafından da tedavi dışında kalan “mesleki ve kişisel gelişim” alanlarında da kullanılabilmektedir.

Başka bir örnek vermek gerekirse; bir masaj terapisti, osteoporoz hastası yaşlı birine aküpresür uygularsa bu doğru olur mu? Daha önce de belirttiğim gibi; bir “kalem” ne kadar tehlikeliyse hipnoz veya hipnoterapi de o kadar tehlikelidir. Hipnoz nedir, ne değildir konusuna hakim olan herkesin bilmesi gereken en önemli şey de bu olsa gerek… Psikolojik olarak aşırı kırılgan bir durumda olan birine ya da psikotik rahatsızlığı olan birine hipnoterapi yapılmamalıdır. Ancak hipnozun kullanım alanları sadece klinik alanlarla sınırlı değildir. Hipnozun kullanım alanı çok geniştir ve kişisel gelişime yönelik klinik olmayan alanlarda da kullanımı vardır. (Örneğin; sporcular için hipnoz uygulamaları)

“Hipnoterapist” Nedir, Kime Denir?

“Hipnoterapist kimdir ve ne yapar” sorusu, Amerika Birleşik Devletleri’nde “Mesleki Ünvanlar Federal Sözlüğü”nde 1973’ten beri tanımlıdır. 1968’de kurulan ve 54 yılın üzerinde geçmişiyle ABD’de çapında ulusal akreditasyona sahip dünyanın ilk Hipnoterapi Akademisi olan (ve benim de mezunları arasında olduğum) HMI Hipnoz Akademisi’nin (Hypnosis Motivational Institute) kurucusu ve Hipnoz’un dünyaca kabul görmüş duayenlerinden sayılan John Kappas, “Mesleki Ünvanlar Federal Sözlüğü” ne giren “Hipnoterapist” ünvanının resmi tanımını yapan kişidir. 

“Hipnoterapist kimdir ve ne iş yapar” sorusunun dünyaca kabul görmüş tanımı, Amerika’nın “Mesleki Ünvanlar Federal Sözlüğü”nde 1973’ten beri, şu anda da yürürlükte olmak üzere şu şekilde tanımlıdır:

Motivasyonu artırmak veya davranış biçimini değiştirmek için danışana hipnotik durumu yükleyen kişidir. Danışan ile problemin doğasını belirlemek için görüşür. Hipnozun nasıl işlediğini ve hipnoz sırasında neler yaşatacağını danışana açıklayarak hipnotik duruma girmesi için onu hazırlar. Bazı hipnotik testler uygulayarak danışanın “fiziksel telkin edilebilirlik” ve “duygusal telkin edilebilirlik” derecesini belirler. Sonra danışanda hipnotik durum oluşturur. Problemin analizini ve uygulanan bu hipnotik testlerin yorumunu temele alarak hipnotik teknikleri ve yöntemleri danışana göre uyarlar ve uygular. Gerekli gördüğü durumlarda danışana oto hipnozu öğretebilir.

Buradaki “fiziksel telkin edilebilirlik” (physical suggestibility) ve “duygusal telkin edilebilirlik” (emotional suggestibility) terimleri J. Kappas’ın 30 yıllık araştırmaları sonucunda dünya hipnoterapi literatürüne kazandırdığı iki teknik terimdir. (“Duygusal olup olmamak” ile alakalı bir durum değildir; süjenin “direkt” telkinlere mi yoksa dolaylı telkinlere mi daha yatkın olduğu konusuna işaret eder).

Hipnoz Tedavinin Kendisi Değil, Bir Araçtır

Hipnoz nedir diye araştırırken “Hipnoterapi Nedir, Hipnoterapist Kimdir” konusunu da anlamanız önemlidir… “Hipnoterapist kimdir” sorusunun mesleki tanımı bugüne kadar bir değişikliğe uğramaksızın Amerika’nın Mesleki Ünvanlar Federal Sözlüğü’nde yukarıda belirtilen şekilde tanımlıdır. Dikkat ederseniz yukarıdaki resmi tanımda “teşhis” veya “tedavi” den bahsedilmediği gibi, herhangi bir meslek grubu mensubu olma şartı da belirtilmiştir. Zira dünyanın bir çok ülkesinde “Hipnoterapistlik”, ayrı bir mesleki eğitim alanı olarak tanımlanmıştır. ANCAK; “Hipnoz, bir araçtır” ve ne amaçla kullanıldığı, tüm dünyada yasalarla çerçevelenmiştir. Hipnotik teknikleri “hastalık tedavisi” kapsamındaki konularda sadece tıp hekimleri kullanır. Zira hipnoz tedavinin kendisi değil, bir “araç” olduğu için tedavi amaçlı kullanım alanları olduğu gibi “tedavi” gerektiren konuların dışında; kişisel gelişim, eğitim ve birçok konuda “bilinçaltı motivasyona” yönelik konular dahil, oldukça geniş bir kullanım alanı vardır. 

bilinçaltı temizleme

Bu arada; hipnoz nedir, ne değildir diye merak edenlerin ilk aklına gelen şey “bilinçaltı temizliği” kavramıdır. Bilinçaltı temizliği diye bir şeyin olmadığını bilmeniz de önemlidir. Öyle bahar temizliği yapar gibi bilinçaltı temizliği yaptıklarını söyleyenlere itibar etmeyiniz. Bilinçaltı temizliği diye bir şeyin neden olmadığı ile ilgili makalemi de incelemeyi unutmayın. Günümüzde oldukça fazla suistimal edilerek yanlış söylemlerle ifade edilen “bilinçaltı temizleme” kavramını, bilinçaltınızdan bir şeyleri sildirmek gibi algılamayın. Zira öyle bir silgi henüz keşfedilmemiştir. 

Bilinçaltı temizlemek teriminden bahsedeceksek; bunu “bazı hedefler çerçevesinde yapılan bir motivasyon çalışması” olarak betimlemek belki bir derece anlamlı bir söylem olabilir. Ama “Bilinçaltımın şöyle bir tozunu alalım” der gibi “Ben bilinçaltı temizliği yaptırmak istiyorum” derseniz, bu gerçekçi bir yaklaşım olmaz.   

Unutmayın; aşmak istediğiniz problem “ilaç tedavisi” gerektiren veya psikiyatrik tanı konulmamış ciddi bir problem ise, öncelikle bir psikiyatrist hekime başvurmanız gerekir. Örneğin; majör depresyon, psikozlar, bipolar bozukluk, şizofreni, travma sonrası stres bozukluğu, kaygı bozuklukları, manik-depresif bozukluk, obsesif kompülsif bozukluk (OKB), uyku ve uyku bozuklukları, madde bağımlılıkları gibi durumlar için öncelikle ve mutlaka bir psikiyatrist hekime başvurmanız gereklidir.

Hipnoz Nasıl Yapılır?

hipnotistHipnoz nedir diye araştıranların cevabını merak ettiği sorulardan biri de “hipnoz nasıl yapılır?” sorusudur:

Hipnotik uygulamalar sırasında, hipnotist (veya hipnoterapist), kişide yoğun bir konsantrasyon veya odaklanmış dikkat durumu oluşturur. Ancak bu yoğun konsantrasyon durumunu oluşturmak için kişinin hipnotist ile iş birliği yapması şarttır. Yani hipnotist, kişide trans hali oluşturmak için kişiye bazı basit sözlü talimatlar verir; kişi de o talimatları gönüllü olarak uygulama konusunda iş birliği yapar; böylece kişide hipnotik zihin durumu oluşturulur. Yani hipnotist, kişiye hipnoza girebilmesi için rehberlik eder. 

Kişinin hipnotik zihin durumuna girebilmesi için iş birliği yapmasının gerekli olduğundan bahsetmiştik. Hipnoza girmeden önce ilk yapılması gereken şey, süjeye hipnoz nedir sorusuyla ilgili net ve açıklayıcı bilgiler vererek onu seansa hazırlamaktır. Kişinin bu kavramla ilgili yanlış bildiği şeyler düzeltilmeli, varsa soruları cevaplanmalı; hipnoz nedir ve ne değildir sorusunun cevabı detaylıca açıklanmalıdır. Zira kişi hipnotik uygulamalarla ilgili kulaktan dolma yanlış bilgilere sahip ise, hipnoza girme konusunda zorluk çekecektir. Bu nedenle, uygulamadan önce kişinin bu konudaki ilgili yanlış bilgilerin düzeltilmesi şarttır. Uygulama öncesinde kişiye hipnoza nasıl gireceği ve süreç ile ilgili adeta bir mini eğitim verilmelidir. Kişiyi hipnoza almadan önce de bazı hipnotik testler yapılarak süjenin hipnozla etkileşim modeli tespit edilmelidir. Bu testler ayrıca süjeye bu yöntemle ilgili doğru ve rasyonel bir anlayış oluşturma konusunda da yardımcı olacaktır. Seansa gelmeden önce bu sayfadaki (yukarıdaki) videoyu muhakkak izlemeniz, faydalı olacaktır. 

Hipnozun Başarı Oranı Nedir?

Hipnoz, sözlü talimatlarla yapılan ve bol tekrarlı ve önceden formüle edilmiş telkinlerle yönetilen bir süreçtir. Bu yoğun iç konsantrasyon ve odaklanmış dikkat halindeyken iletilen telkinlerin faydalarını seanslar ilerledikçe görebileceğiniz gibi, bazı konularda bazı kişilerin sadece bir iki seansta sonuç alması da olasıdır. Ancak herhangi bir konu için kaç seansa ihtiyaç duyulacağını, veya %100 garanti sonuç alınıp alınamayacağını önceden bilmek imkansızdır. Zira her kişinin hipnozla etkileşim yeteneği farklı olduğu gibi, kişinin aşmak istediği problemin bileşenleri ve niteliği de her kişi için farklı farklıdır. Dünyada hiçbir yöntem, %100 başarı vaat etmez. Buna fizyolojik hastalıklar için uygulanan ilaç tedavileri de dahildir. 

Örneğin; fizyolojik temeli olan bir psikiyatrik rahatsızlık için psikiyatrist hekim ilaç reçete etmişse… bazı kişiler 3 ay kullanıp iyileşebilirken bazısı 6-12 ay ilaç kullanma ihtiyacı duyabilir. Aynı rahatsızlığa sahip bir başka kişi 3-5 yıl ilaç kullanırken, kimisi daha uzun yıllar ilaç kullanma ihtiyacı duyabilir. İlaç tedavisi gerektiren konularda bile sürecin ne kadar uzun ya da kısa olacağını önceden bilmek mümkün olmayabilmektedir. Konu ne olursa olsun, önceden “kesin %100 garanti çözüm, %97 başarı vb” gibi vaatler vermek, gerçekçi bir vaat olmaz. 

Kaç Seans Gerekir?

Hipnotik zihin durumdayken, hipnotistiniz terapötik veya terapötik olmayan hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olmak için, önceden tasarlanmış bazı telkinlerde bulunacaktır. Hipnotik zihin durumundayken çok yüksek bir odaklanma ve yoğun bir iç konsantrasyon halinde olduğunuz için, normal zihinsel durumunuzdayken görmezden gelebileceğiniz telkinlere (veya öğretilere) daha açık olursunuz. Böylece fizyolojik temeli olmayan konularda başarı şansınız yüksek olur. Birçok konuda başarı oranı çok yüksek olsa da sonuçlar ve gerekebilecek seans sayısı kişiden kişiye göre değişiklik gösterir. Her kişi kendi hızında gelişim gösterir. 

Örneğin benim “Klinik Psikoloji Yüksek Lisans” bitirme tezimin konusu, Uçak Fobisinin Hipnoz ile Giderilmesi ile ilgiliydi. Bu çalışmam sırasında yaptığım uygulamalarda sadece 2 seansta korkusunu tamamen yenenler de oldu, 8-9 seansa ihtiyaç duyanlar da… Az sayıda da olsa bazı kişilerin korkusu ise 10 seans sonunda azalmış olsa da tamamen geçmedi. Sigara bırakma yolları da çok farklı olsa da seçilen yöntem ne olursa olsun, sonuçlar ve ihtiyaç duyulan seans sayısı kişiden kişiye göre değişir. Hipnozla kilo verme konusunda da en azından 8-10 seanslık bir süreç gereklidir. Tıpkı Korona Virüse yakalanan kişilerde de bazı kişilerin 3-4 günde iyileşip bazı kişilerin hastanelik olması, hatta bazı kişilerin de tedavide başarısız olup hayatını kaybetmesi gibi. Oysa virüs aynı virüs ama kişiler farklı, öyle değil mi?…

Kısacası; konu ne olursa olsun, önceden kaç seans gerekeceğini bilmek mümkün değildir. Süreç, kişiye özgüdür. Zira her kişi farklıdır ve aşmak istediği probleme yol açan bileşenler de kişiden kişiye göre değişiklik gösterir. Seans sayısını önceden bilmek mümkün değildir.

Türkiye’de üniversitelerde hipnozla terapi yapmayı öğreten bir bölüm olmadığından, bu tekniğin nasıl uygulandığı ile ilgili uzmanlaşmak isteyenler iyi bir hipnoz eğitimi aldıkları sürece, kendi uzmanlık alanlarının içeriğiyle paralel olan konularda kullanmak üzere hipnozu da alet çantalarına başarıyla ekleyebilmektedirler.

Destek alabileceğiniz “bilinçaltı motivasyon ve gelişim/dönüşüm” kapsamında hipnozla ilgili destek konularının listesini aşağıdaki linke tıklayarak inceleyebilirsiniz. Klinik/fizyolojik/biyolojik temeli olan rahatsızlıklarda ise bir psikiyatrist hekime başvurmanız gerekir.   

11 Responses

  1. meğerse hipnozu ben bambaşka bişey sanıyormuşum… videonuz ve bu yazınız çok aydınlatıcı olmş. teşekkürler.

  2. İnternette dolaşırken tesadüfen Yeni Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak’ın eski bir Milli Eğitim Müdürü’nün oğlunu hipnoz ile Müslüman yaptığını iddia ettiğini okudum. Sonra hipnoz nedir diye araştırırken sizin siteye denk geldim. Dilipak’ın bu dediği şey doğru mu Allah aşkına? Böyle bir şey mümkün mü? Siz sayfada diyorsunuz ki “hipnoz zihin kontrolü değildir”. Abdurrahman Dilipak’ın dediği şey bu söylemle çelişmiyor mu? Bir Hıristiyan mesela hipnozla Müslüman yapılabilir mi? :/

    1. Hayır. Bu sorunuz; “hipnozla eşcinsel olmayan birini eşcinsel yapabilir miyiz” sorusuna benzer. Hipnozla birini eşcinsel yapamayacağınız gibi, bir eşcinseli de hipnozla heteroseksüel ya da biseksüel yapmanız mümkün değildir. Bunun mümkün olmadığı bilimsel çalışmalarla da kanıtlanmıştır. Aynı şekilde; bir Müslümanı Hıristiyan yapamayacağınız gibi bir Hıristiyanı da Müslüman yapamazsınız. Hipnoz zihin kontrolü değildir. Hipnozdaki kişi şuurunu kaybedip hipnotistin her dediğini yapan bir zombi haline dönüşmez. Makalede de belirttiğimiz gibi; hipnoz öyle bir şey olsaydı o zaman mahkemelerde birer kadrolu hipnotist görevlendirilirdi, sorgulanacak kişiyi hipnoza alıp bülbül gibi şakıtırdı öyle değil mi? Hipnozla birinin dinini değiştirmeniz mümkün değildir. Dilipak’ın iddiasını destekleyen veya kanıtlayan bir bilimsel çalışma da yoktur, bilimsel bir temele de dayanmıyor. Buna teşebbüs etmek bile etik dışıdır ama deneseniz bile bu mümkün değildir. Siz örneğin sigara bırakma seansı için hipnoza gitseniz, hipnozdayken size bu tür bir telkin verilse, gözünüzü açıp “ne diyorsun kardeşim sen” der, kalkar gidersiniz oradan.

  3. Hipnozla ilgili en doğru bilgileri bulduğum en iyi kaynaksınız. Tebrik etmek istedim. Bilgilerinizi paylaştığınız için teşekkürler, saygılar.

  4. Geçmişte yaşanılan ve beynimiz tarafından olumsuz olarak algılanan bir olayın hipnoz ile olumsuzluktan en azından nötr veya yaşanması gerekiyordu yaşandı bitti köpek kovalaması gerekiyordu kovaladı ve artık o geçmişte kaldı gibi yorumlayıp köpek korkusu yaşayan birinin korkusunun güncellenerek giderilmesi veya o köpek kovaladıysa hepsi kovalayacak değil ya şekline dönüştürülmesi… bu ve bunun gibi durumların olumluya veya en azından nötr duruma getirilmesi gibi bir durum hipnoz seansında yapılabiliyor mu?

    1. Evet… Bu konuda sitede makale var, makaleler bölümünü inceleyebilirsiniz. Sorularınız için “yorum” bölümüne yazmak yerine e-mail ya da telefonla irtibata geçmekten çekinmeyiniz.

  5. Hipnozla ilgili okuduğum en aydınlatıcı yazı… Bir sorum olacak: hipnoza giren biri 2-3 yaşındaki bir hatırasını hatırlayabilirmi? Mesela o yaşlarda kötü bir olay yaşamışsa ortaya çıkarılabilirmi?

    1. Bu sorunuzun cevabı hem evet, hem hayır’dır. Zihin imgelerle işlem yapar ve zihnin dili semboliktir. Zihnin “false memory” özelliğinden dolayı, kişinin hipnoz sırasında anımsadığı veya görselleştirdiği şeyin mutlaka gerçek ve doğru şekilde hatırlanan bir hatıra olduğunu söyleyemeyiz. Örneğin bir kişi hipnozla 2-3 yaşlarına regrese edildiğinde o yaşlarda örneğin kardeşi tarafından taciz edildiğini hatırlamış ya da öyle bir imgeyle karşılaşmışsa, belki bu bir “false memory” de olabilir. Yani aslında öyle bir şey olmamış olabilir, zihnin getirdiği o taciz olayı bambaşka bir şeyi sembolize ediyor olabilir. Belki de kişinin taciz ya da cinsellikle ilgili o tür bir imge görmesinin sebebi, bilinçaltındaki başka bir durumu o imgeyle sembolize etmiş olması da olabilir. Bu nedenle “geçmişteki olaylar hipnoz sırasında kesinlikle doğru bir şekilde hatırlanır” diyemeyiz.

  6. hipnozla ilgili en güzel site. her köşesini inceledim, okumayada doyamıyorum valla çok teşekkürler.

  7. Evet, kişiye istemediği veya karakteri, yapısı ile çelişen hiçbir şey yaptırılamaz,hatta, bu söz konusu değildir demişsiniz. Fakat benim yine de bir sorum olacak : İntihara meyilli olmayan bir insanı düşünelim ve bu kişi bir hipnoterapistin istemeden deneği oluyor ve bir nevi yavaş yavaş onun bilinçaltını etkilemeye başlıyor. Günlük yaşantımızda dahi bir bireyin böyle bir konuda etkilenip eyleme geçmesi mümkün iken, hipnoz sırasında , daha rahat ve gevşemiş halde, çok daha kolay olmaz mı? En azından bu konu hakkında çalışmalar vardır diye tahmin ediyorum.

    1. “…bir hipnoterapistin istemeden deneği oluyor” dediğiniz anda sorunuz kendi cevabını kendisi vermiş oldunuz. Zira bu makalede son paragrafın başlığında sorunuzun cevabı mevcut. Son paragrafın başlığı diyor ki: “Kişi Kendi İsteği Dışında Hipnoza Alınamaz”. Paragrafın içeriğini de okursanız, orada da diyor ki; “Hipnotize olmayı istemeyen birisi hipnozu deneyimlemeyi istemiyorsa kendi isteği dışında hipnotize edilmesi mümkün değildir. Hipnoz böyle bir şey olsaydı tüm toplumlar kolayca zombi gruplarına dönüşmezler miydi?” diyor. Sorunuzun cevabı son paragrafta izah edilmiş aslında.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Duyuru Listemize Kaydol

Özel Duyuru, Güncelleme ve İndirimlerden Haberdar Ol
(Ayda 1 veya 2 adetten fazla e-posta almazsınız)

Sorularınız mı var?

Telefon veya e-posta ile irtibata geçmekten çekinmeyin

Merhaba...

Sorunuz mu var?

bilgi@hypnotistanbul.com

Sorularınız için benimle telefonla ya da e-posta yoluyla irtibata geçmekten çekinmeyiniz.

hypnotistanbul