Pasif Agresif Kişiliklerin 14 Özelliği

Karşısındakiyle doğrudan yüzleşmekten kaçınmak ve dürtüsel bir güç gösterisi uygulamak, hepimizin zaman zaman hoşlandığı bir şeydir öyle değil mi? Ama pasif agresif davranış, pasif agresif kişilikler için bir yaşam tarzıdır. Mesele şu ki, pasif agresif insanlar genellikle bunun bir yaşam tarzı olduğunun farkında bile değildirler. Siz de bu insanlardan biri olabilir misiniz? Bu yazıyı okuduğunuza göre, aynaya bakmanın ve aslında pasif-agresif bir insan olup olmadığınızı şöyle bir tartmanın zamanı geldi. Bu yazıda pasif agresif bir insanın 14 muhtemel özelliğinden bahsedeceğiz. Ama önce gelin, pasif agresif ne demek, tanımı ve özellikleri hakkında bilgilenelim:

İçindekiler

Pasif Agresif Ne Demek?

Pasif agresif davranış aslında bir öfke gösterme biçimidir. Ama bu oldukça yıkıcı bir davranış şeklidir. Bağırıp çağırmak kadar yıkıcı bir öfke gösterme biçimi olan pasif-agresif davranış, kendini çeşitli şekillerde gösterebiliyor. Örneğin; somurtmak, küsmek, iletişimi minimuma indirerek tavır almak, karşısındakini yok saymak, pasif agresif davranışlardır.

Bu davranış modeline sahip olan birçok kişi aslında ne hissettiğini, bunu neden yaptığını, ne yaşadığını bilmiyor. Pasif-agresif davranışlar, sağlıklı bir birey olmak için ihtiyaç duyulan en temel beklentilerin (sevgi, ilgi, takdir, kendini ifade etme vb.) yeterince karşılanmadığı ya da her beklentinin her istediği her zaman karşılandığı bireylerde oldukça yaygındır.

Pasif-agresif davranışlar genellikle; çocukken kendini ifade etmesi ebeveyn tarafından kısıtlanmış; sevgi, ilgi, takdir, onaylanma gibi en temel beklentileri yeterince karşılanmamış; çocukluk ve ergenlik döneminde çok fazla eleştirilmiş; tenkit edilmiş, birçok durumda duygularını bastırmak zorunda bırakılmış ve özgüveni defalarca zedelenmiş bireylerde daha çok görülür.

Çocuklar erken yaşlardan itibaren duygularını ifade etme konusunda açık ve dürüst olmaya teşvik edilmezse; anne ve babanın çocukla ilişkisi sırasında “sevgi, takdir ve onaylanma” duygularını çocuğa “doğrudan ve direkt olarak” hissettirmek yerine “dolaylı yoldan anlamasını sağlamak” şeklinde aktarılmışsa; işte o zaman çocuk “yetişkin” olduğunda problemleri “net bir iletişim yoluyla ele almak” yerine, “pasif-agresif davranışlar sergileyerek çözme” yolunu seçen biri haline gelebilir. Böylece insanlardan duygusal olarak da uzaklaşır, yalnızlaşır ve nasıl hissettiğini karşısındakine ifade etmenin dolaylı yollarını bulurlar. Küsmek de duyguları ifade etmenin dolaylı yollardan biridir.

Pasif agresifliği yönlendiren motivasyonlar

  • Bireyin isteklerine aykırı olarak gelişen bir durum/olay nedeniyle kontrol kaybı duygusunun tetiklenmesi sonucunda, o durumla ilgili kontrolü yeniden kazanma arzusu… Amaç, öfke ve hayal kırıklığından sorumlu olduğu düşünülen kişileri sindirmek ve manipüle etmektir ki yapılacak olan değişim, pasif agresifin arzuları doğrultusunda olsun.
  • Küsen kişinin, karşısındaki birey –veya çatışmanın asıl sorumlusu olarak algıladığı kişi- ile kendisi arasındaki güç ve hiyerarşi dengesini yeniden ayarlama/teyit etme arzusu… (Bireyin kendi otoritesine bir ihlal olduğu algısı ile bir şekilde mevcut karar vericilerden daha güçlü olduğunu gösterme arzusu…)
  • Bireyin başkalarının elinde bir tür adaletsizliğe maruz kaldığı hissi… Bu tür bir durumda arzulanan şey; sorunu örtük bir şekilde ifşa etmek suretiyle “algılanan eşitsizlik veya haksızlığın” kendi istediği şekilde düzeltilmesini sağlamaktır.
  • Güçsüzlük duygusu veya koşulların bir tür ihanet veya tuzağa düşme gibi algılanması, öfkenin bir kısmının kendine yöneltilmesiyle sonuçlanabilir. (Depresyon, gerginlik, ajitasyon, anksiyete, vb).
 

Pasif-Agresif Kişileri Nasıl Anlarız?

Pasif agresif kişilik örüntüleri olan kişiler kendilerini alaycı bir tavırla ifade ederler. Genellikle etrafındaki herkesi ve her şeyi alaycı bir dille şaka yollu eleştirme alışkanlıkları, fark edilir düzeydedir. “Kurban rolü oynamak“, öfkelerini ifade etmenin pasif bir yoludur.

Pasif-agresif insanlar gerçek duygularını gizlerler. Örneğin birçok pasif-agresif, açıkça “seni seviyorum” diyemez. Davranışıyla karşısındakinin bunu anlaması gerektiğini düşünür. Pasif agresiflerin birçoğu sevgilerini ya dolaylı yoldan (veya başkaları aracılığıyla) iletirler ya da karşısındakinin bunu zaten davranışlarından anlaması gerektiğini düşünürler. Bu kişilerin eylemlerinin sözleriyle ince bir şekilde çeliştiğini sıklıkla fark edebilirsiniz.

Bazı pasif-agresif kişiler sürekliliği olan bir olumsuz bir tavır sergileme davranışı içindedirler. Pek neşelenmez, neşelenirse belli etmemeye çalışır ve sıklıkla öfkelenirler. Düzenli olarak iş yerinden veya iş arkadaşlarından şikayet ederler.

Gereken durumlarda karşısındaki kişiye övgü sunmak yerine başkalarının başarılarını ya küçümserler ya da görmezden gelirler. Takdirlerini ifade etme yolunu seçtiklerinde de bunu içtenlikle direkt olarak ifade etmek yerine, dolaylı yoldan (şaka ve esprilerle) ifade ederler. Karşısındakine saldırmak için iğneleme içeren espri ve şakaları pasif-agresif bir silah olarak da kullanabilirler.

Pasif-agresif kişilerin küsme huyları o kadar ileriye gidebilir ki, yavaş yavaş tüm ilişkinizi mahvedebilir. Yakın ilişkilerinde sık sık küsen bir kişi bu yolla istediğini aldığı sürece bu davranışı pekiştirilmiş olur ve kişi giderek daha kontrolcü hale gelir.

Pasif-Agresiflik Belirtileri Nelerdir?

  • Birey öfkesini bir “makullük/haklılık maskesinin” ardına gizleyecektir. İçinde bulunduğu zor koşul veya duyguların, -kendisinin bir açıklama yapmasına gerek olmadan- karşısındaki tarafından anlaşılmasını isteyecek; kendisinin hiçbir çabası olmadan karşısındaki tarafından kendisine hizmet eden bir çözüm üretilmesini bekleyecektir.
  • Kişi somurtacak ve etrafına negatif bir tavır yansıtacaktır.
  • Performansa zarar vermek için kasıtlı ama incelikli bir şekilde sabotaj ve/veya gücü ve imkanları oranında cezalandırma girişimleri olacaktır.
  • Herhangi bir konudaki düşük performans veya verimsizlikler, başkalarının hatası olarak açıklanacaktır.
  • İletişim giderek daha belirsiz hale gelecektir. Zira pasif agresifler nadiren ne demek istediklerini gerçekten kelime anlamıyla söylerler; karşılaştıkları bir kişilerarası sorunla ilgili çözüm için hislerini nadiren konuşarak ve tartışarak dile getirirler. Aksi bir fikir duymak istemediklerinden, genellikle kendi söyleyeceklerini en kısa şekilde ifade edip geri çekilirler. Böylece karşısından gelecek herhangi bir cevaba veya düşünceye karşı duvar örerek karşıdakini cezalandırırlar.
  • Pasif agresif davranışlar kişinin istediğini almasını sağladığınızda, bu davranış pekiştirilmiş olur ve kişi her fırsatta aynı pasif agresif davranışları sergilemeye devam eder.


Pasif agresif bir kazanım stratejisi olan küsme stratejisi kullanılarak ifade edilen üstü kapalı öfke duygusu, eninde sonunda en güçlü ilişkileri bile yok etme gücüne sahiptir.
Yıllar süren küskünlükler, “pasif-agresif öfke ifadesinin” en sık görülen yıkıcı sonuçlarındandır.  Öfke göz ardı edilirse, iletişim kanalları kapatılarak kestirme çözüm yolu olarak “küsme” stratejisi seçilirse, bireyler arasındaki açık iletişim için gerekli olan güven aşınacak ve yolların ayrılmasına yol açacaktır. Bu nedenle, George Santayana‘nın sözünü hatırlamakta fayda var; “Tarihten ders almayanlar, onu tekrar etmeye mahkumdur”.

Kişiler bu pasif agresiflik stratejisini tanımak için kendilerine ve başkalarına yardım etmelidir. Kişilerarası ilişkiler için oldukça yıpratıcı olduğu için göz ardı edilmemesi gerekir.

Pasif Agresif Kişiliklerin 14 Özelliği

1- Herhangi bir tartışmada bir çözüme ulaştıktan sonra bile hâlâ tatmin olmuyor musun?

Pasif agresif insanlar ihtiyaç duydukları şeyi kelimelerle açıkça ifade etmedikleri için, uzlaşmaya varsanız bile bu çözüm genellikle onları tamamıyla tatmin etmeyen bir çözümdür. Kişi uzlaşmış görünür, ama pasif-agresif bir kişi, sorun çözüldükten sonra bile hala mutsuz hissederek olan biteni kolay kolay sindiremez. Ve sonuç olarak da pasif bir şekilde problemi kaşımaya üstü örtülü bir şekilde saldırmaya devam ettiğinden, kısır döngü devam eder. Siz de böyle misiniz? Duygularınıza sıkı sıkı sarılıp kolay kolay serbest bırakamıyor musunuz?

2- İnsanları memnun etme konusunda aşırı çaba harcıyor olabilir misin? Her fırsatta bakım verenliğe mi soyunuyorsun?

İnsanları memnun edenlerin hepsi pasif-agresif değildir ama birçok pasif-agresif, insanları memnun etmek için yoğun çaba harcar. “Pasif-agresif davranış” olumsuz bir özellik olarak kabul edildiği ve onaylanmak için benimsenebilecek uygun bir tavır olarak görülmediği için, bu madde size biraz şaşırtıcı görünebilir. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Pasif-agresif insanlar, “Bu durumdan hem istediğimi alarak hem de kimsenin sevgi ve saygısını kaybetmeden nasıl çıkabilirim” diye düşünürler. Buradaki püf nokta; kişi istediğini kesinlikle almak ister. Bunu “insanların sevgi-saygısını kaybetmeden, aynı zamanda tepki de almadan” yapmak için hem karşısındakini memnun etme davranışları gösterir hem de istediğini pasif agresif ve manipülatif davranışlarla dolaylı yoldan almaya çalışır. Karşısındakini memnun etme davranışları, aslında istediğini alma çabalarını maskelemek ve manipülasyon amaçlıdır.

3- Karşındakiyle pasif-agresif bir şekilde ince ince alay etme konusunda usta mısın?

pasif-agresif espri yapanlar, bundan ikincil fayda sağlayabilirler.Bazı kişiler hislerini açıkça dile getiremezler. Gerçek hisleri gizlemek için mizah kullanmak, tipik bir pasif-agresif bir davranıştır. Kişiyle ya da konuyla ilgili espri yapmak, esprilerinizin konusu olan kişiden gelebilecek her türlü eleştiriyi saptırmanın zekice bir yoludur. Pasif-agresif insanlar, hedeflerine karşı “bir zihinsel dürtünün faili” olmak yerine “bir yanlış anlaşılmanın kurbanı” olmayı garantiye almaya çalışırlar. 

Duygularınızı anlatmak veya istediğinizi almak için espri ve iğnelemeler kullanırsanız, sonrasında birisi size gücenirse “bunun bir espri olduğunu, ciddiye alınmaması gerektiğini” iddia ederek asıl mağdurun kendiniz olduğunu iddia edebilirsiniz. Sonuçta “e ben espri yaptım, ne var bunda alınacak” demek sizi aklar.

4- Duygusal cezalandırmalarla intikam alma becerin nasıl? Bu konuda iyi misin?

Pasif agresif biri size bir kez kızdığında onu neyin rahatsız ettiğini sizinle konuşmak yerine size dersinizi verene kadar sizi pasif bir şekilde baltalamaya, cezalandırmaya çalışırlar. Bu cezalar küsmek gibi duygusal cezalar da olabilir, misilleme gibi davranışlar da. 

Örneğin; diyelim ki sizinle olan randevusunu iptal ettiği için birine kızgınsınız. Ona üzgün olduğunuzu söylemek yerine ilk fırsatta siz de ona aynısını yaparak randevunuzu kasıtlı olarak iptal ediyorsanız, aslında burada yaptığınız şey; “ondan intikam almak” ve onun yaptığı şeyin size ne hissettirdiğini kendisi de tatsın diye aynı şeyi ona yaparak kendisine gücendiğinizi ona dolaylı yoldan anlatmaya çalışmaktır. 

Böyle davranarak, ona hem dersini vermiş hem de intikamınızı almış gibi hissediyorsunuz. Bu da sizi rahatlatıyor. Bu da klasik bir pasif-agresif davranıştır. Pasif agresif davranışa başka bir örnek de: “yanlış yere park eden bir arabanın sahibine bir not yazmaktansa (yazılı diyalog girişimi), sileceklerini kaldırmak ya da aynasını kapatmak, lastiklerinin havasını indirmek” gibi davranışlardır. 

5- İki anlamlı iltifatlar mı yağdırıyorsun?

Pasif agresif kişilik bozukluğu nasıl anlaşılır?Peki, “iki anlamlı bir iltifat” tam olarak nedir? Bunu şöyle bir örnekle açıklayabiliriz: Örneğin bir arkadaşınızın size iltifat ettiğini düşünün… Kişi size iltifat ediyormuş gibi davranabilir, ama bunun hakkında düşünme fırsatı bulduğunuzda, bunun aslında gerçek bir iltifattan ziyade, kılık değiştirmiş bir “hakaret” veya “dalga geçme” olduğunu fark ediyorsunuz… 

İşte bu durumda iki anlamlı bir iltifata maruz kalmışsınız demektir. Bu, pasif-agresif bir kişinin, kavgadan kaçınacak kadar arkadaşça davranırken aynı zamanda hoşnutsuzluğunu da üstü örtülü bir şekilde ifade etme şeklidir. 

Siz de aşağılamalarınızı “nezaket” ile maskeleyip hararetli tartışmaların etrafında bu tür manevralar yaptığınızı fark ederseniz, bu davranışınızla aslında karşınızdakine tam olarak ne demeye çalıştığınızı bir düşünmenizin zamanı gelmiş demektir.

6- Dedikodu yapmayı veya biriyle yaşadığın bir problemi bir başka kişiye aktarmayı veya onu ortak bir tanıdığına şikayet etmeyi seviyor musun?

Birinin arkasından konuşmak, hayal kırıklığınızı “o kişiyle doğrudan yüzleşmek zorunda kalmadan” dile getirmenin harika bir yoludur. Bu durumda bilinçaltınızdaki umudunuz; konuyu anlattığınız kişinin haklılığınızı onaylaması, rahatsızlığınızı ona söylemesi ve sizi bunu kendi başınıza yapma sorumluluğundan kurtarmasıdır.

7- İş yerinde odanda yalnız kalmaktan hoşlanır mısın?

Birinden herhangi bir konuda bir geri bildirim almak (özellikle de “eleştiri”), pasif-agresif kişiler için adeta bir kabustur. Yüzleşme anında kontrolün kendilerinde olmamasına pek tahammül edemezler. Pasif-agresif bireylerin “bir otorite tarafından denetlenmedikleri” bir iş ortamlarında olmayı tercih ettiklerini söyleyebiliriz. Böylece herhangi bir eleştirel geri bildirimden uzak durabileceklerini düşünürler. Özellikle yanlış bir şey yapıp azarlanma korkusuyla çalışmak yerine denetimsiz kalmayı tercih ediyorsanız, düşündüğünüzden daha da pasif agresif olabilirsiniz.

8- Alçak sesle kendi kendine mırıldanma alışkanlığın var mı?

Kendi kendinize bir şeyler mırıldanırken biri söylediklerinizi duyarsa ne olur? Bu aslında ne konuda mırıldandığınıza bağlıdır öyle değil mi? Mırıldandığınız şey kendinizle ilgili övgü almanızı sağlamak üzere başkalarının fark etmesini istediğiniz bir şey mi? Yoksa mırıldandığınız şeyi aslında birilerinin duymasını istediğiniz için mırıldanıyor olabilir misiniz? 

Dışarıdan bakınca bu durum “aslında bu sözleri birine yöneltmiyor, sadece kendi kendine konuşuyor, kendi kendine söyleniyor” gibi gelebilir elbette. Ama zaten amaç da bu imajı vermek değil midir? Başkasını eleştiren bir şeyler mırıldanıyorsanız, aslında muhtemelen karşı tarafın bunu duymasını istediğiniz için mırıldanıyorsunuzdur. 

Duyulan şeye bir tepki gelirse de dediklerinizi saptırmaya veya reddetmeye çalışmanız kolay olur. (“yoo, yanlış duymuşsun, ben öyle bir şey demedim ki…” veya “ben sana demedim ki, neden üstüne alınıyorsun” gibi…) Buradaki soru şu: Söylediklerini birinin duymasını sağlamak için mi mırıldanıyorsunuz? Öyle değilse, neden kendi kendinize mırıldanıyorsunuz? Sadece birilerinin yanındayken mi yoksa bir odada yalnızken de kendi kendinize mırıldanıyor musunuz?

9- Pasif-agresif biri olup olmadığının gerçekten farkında mısın?

Küsme davranışı, pasif agresif bir davranıştır.Bilimsel araştırmalara göre, doğası gereği pasif-agresif olan birçok insan, pasif-agresif olduklarının farkında değil. Bunun sebebi belki de “pasif” ve “agresif” terimlerinin kelime anlamlarının çağrıştırdığı şeyin kulağa hoş gelmemesi olabilir. 

Halbuki pasif-agresif biri olmak, bilinçli bir şekilde birine zarar vermek isteyen bir insan anlamına gelmez. Karşındakine zarar vermeyi istemekten kaynaklanmaz bu davranış. Çoğu pasif-agresif insan, bilakis, başkalarını kötü hissettirmekten kaçınmaya çalışır. 

Birçok pasif-agresif insan “doğası gereği pasif” ve “ilişkisel olarak agresiftir”. Yüzleşmek, onlara birisini kötü hissettirecekmiş gibi hissettiriyor. Bu nedenle alternatif bir hareket tarzı olarak “kaçınmayı tercih etmek; söyleyeceklerini pasif ve dolaylı yoldan söylemek; kızdıysa duygularını kelimeler yerine davranışlarla pasif bir şekilde ifade etmek; küsmek veya misilleme yapmak suretiyle karşısındakini cezalandırmak; karşısındakiyle iletişim yollarını kapatarak kendisiyle iletişim kurmasından mahrum bırakmak; psikolojik şiddet uygulamak; maruz kalınan davranışın aynısını sergileyerek intikam almak”, onlar için duyguları ifade etmenin indirekt, dolayısıyla daha güvenli bir yoludur.

Unutmayın ki açık bir diyalog şeklinde olmayan “örtük ve indirekt” iletişimlerde, “niyet, nadiren sonuçla aynı paralelde olur”. Yani birine pasif-agresif bir davranışta bulunmak, karşınızdaki kişiyi en az direkt olarak yüzüne söylediğiniz kaba bir yorum kadar incitebilir. Hatta pasif agresif davranışlar “yoruma açık” ve “her kişi tarafından farklı algılanabilen” bir iletişim modeli olduğu için, direkt iletişimden daha az üretken bir çözüm sunar. 

Hatta çoğu zaman çözüm sağlamak bir yana, işleri daha da karmaşık hale getirir. Pasif-agresif davranışlar sergileyen biri olduğunun farkında olmayan kişiler, bu davranışlarıyla sebep oldukları hasarın da farkında olmazlar. Bu hasarı hem kendilerine hem de karşı tarafa verirlerken, aslında yaşanan çatışmanın çözümüne de hasar verdikleri için çözüm yollarını da sabote etmiş olurlar.   

10- Sessiz muameleyle, susarak terbiye etmeyi seviyor musun?

Küsme davranışı

Hepimiz hayatımızın bir noktasında “sessiz muamele” dediğimiz davranışın -öyle ya da böyle-, bir tarafında bulunmuşuzdur. Hepimiz geçmişte birilerine küsmüşüzdür. (Çocukluktakiler sayılmaz). Eğer “yoo, ben hiç küsmedim” diyorsanız, bravo. (Ama iyi düşün, emin misin?…) Birisi üzgünse, kırılmışsa, evet, üzgün olduğu için kasıtlı olarak bir şekilde bazen iletişimini kesebilir. Artık görüşmemeyi, konuşmamayı seçebilir. 

Bu durum pasif-agresiflikten ziyade, bilinçli alınmış bir karar ve seçimdir. Kişi kendi kriterlerine göre bilinçli bir karar almış ve kararını uyguluyordur. Yani bu durumdaki amaç karşısındakini terbiye etmek değildir. Kendi iradesiyle aldığı bilinçli bir seçimdir. Ama eğer pasif-agresif biriyseniz, “sessiz muamele” yani “küsme, somurtma, kendini geri çekme, trip atma, susma, iletişimi askıyla alma” gibi davranışlar sık sık kullandığınız, cephaneliğinizdeki en çok kullanılan silahlar arasındadır. 

Birinden istediğinizi almak için sık sık küserek, sessiz kalarak hem memnuniyetsizliğinizi pasif bir şekilde ifade etmiş olursunuz hem de kestirme yoldan istediğinizin ayaklarınıza getirilmesini sağlarsınız. (En azından bunu umarsınız). Bunun gerçekten işe yarayıp yaramadığı tamamen başka bir hikaye… (Bkz: “Küsme Psikolojisi”)

11- Karşındakine sürekli onu yönlendirici sorular mı soruyorsun?

Pasif agresif eğilimleriniz varsa, muhtemelen başkalarının aklınızı okuması umuduyla yönlendirici sorular soruyorsunuzdur. Belirli bir yanıt alma umuduyla yönlendirici sorular sormak, bazen avukatlar veya polisler/savcılar tarafından birisini suçlamaya veya itiraf ettirmeye çalışırken kullanılan bir taktiktir. Ancak bu yöntemi birini sorgulamak değil de insanlara onlardan ne istediğinizi diyalog yoluyla açıkça tartışmaktan veya söylemekten kaçınmak için kullanıyorsanız, muhtemelen biriyle problemin çözümü için diyaloğa girmeyi bir gurur meselesi yapan, duygularını söylemekten ve doğrudan bir talepte bulunmaktan kaçınmaya çalışan pasif-agresif bir davranış örüntüsüne sahipsinizdir.

12- İstediğini veya ihtiyacın olanı kelimelerle ifade ederek istemekten korkuyor musun?

pasif agresyon ve öfke ilişkisi. İçine atmak.Zam istemek veya partnerinizle ilgili bir memnuniyetsizliğinizi kelimelerle ifade etmek gibi açık iletişim biçimleri, birçok kişi için zorlayıcı olabilir. Ancak bazı insanlar, birilerine isteklerini bilgisayara bir program yükler gibi yükleme fikriyle o kadar felç olmuş durumdadırlar ki, karşı tarafın sizin davranışlarınızı okuyup, verdiğiniz ipuçlarını analiz edip, anlayıp, işleri kendi başlarına çözeceğini umarak inceden inceye imalara başvururlar. 

Evet, bu durumda size iyi şanslar… Bir şeyi doğrudan istemezseniz; karşınızdakiyle “problemi tartışıp çözmek” amaçlı diyaloğa girmeyi reddederseniz, o zaman bencil olduğunuz için kendinizi suçlu hissetmeniz gerekmez, öyle değil mi?… Sonuçta siz, koşulsuz biat edilmesi gereken tarafsınızdır: İsteğinizin karşılanması için sizin minimum, karşınızdakinin maksimum çaba harcaması lazımdır.

Ancak, plan geri teptiğinde ve önüne ipuçları serpiştirdiğiniz kişi sizin ne anlatmaya çalıştığınızı anlamadığında, işler zorlaşır. O zaman daha da öfkeli hissedebilirsiniz. Suçluluk duygusu hissetmektense öfke hissetmek, “kendimize hissetme izni vermemizin genellikle daha kolay olduğu” bir duygudur. Çünkü öfke hissetmek bize aslında -bir miktar da olsa- kontrollü olduğumuzu, çünkü başka birinin yaptığı bir şey yüzünden böyle hissetmeye “hakkımız” olduğunu hissettirir.

Pasif-agresif olmak, problemleri çözmek için açık diyalog kurmaktan veya bir şeyler istemekten kurtulmanın kolay ve kestirme bir yolu gibi görünebilir. Ancak nihayetinde sorunları çözme konusunda hiçbir işlevselliği yoktur.

13- Dostunu yakın, düşmanını daha yakın mı tutuyorsun?

Sevmediğiniz birine iyi davranmak kibar bir davranış olarak görünebilir. Ancak bunu onunla ilgili duygularınızı dile getirmekten kaçınmak için yapıyorsanız, bu tür davranışlar pasif-agresiftir. Ayrıca kimse sahte bir insanı sevmez. En iyisi, ne olursa olsun bu alışkanlığı bırakmak. Kibar ol elbette, ama nefret ettiğin birini seviyormuş gibi yapma.

14- Kendini mağdur ya da kurban gibi mi hissediyorsun?

Pasif agresif kişi iseniz, çevrenizdeki herkese karşı sık sık kızgın ve dargın hissedersiniz. Bolca küser, bolca somurtursunuz. Sık sık imalarla konuşur, karşınızdakini size karşılık veremeyeceği duruma sokma konusunda “espri” kılıfını kullanmakta ustasınızdır. Adeta buluttan nem kaparcasına alıngan hissedersiniz. Herkesin sizi ele geçirmek veya kontrol altına almak için üstünüze geldiğini düşünürsünüz. Kendinizi sıkça tehdit altında ve mağdur hissedersiniz. 

Bu durum, özellikle pasif bir şekilde sunduğunuz agresifliğinizi başkaları anlamadığında geçerlidir. İnsanların “sizi anlamaması” veya ne anlatmaya çalıştığınızı idrak edememesi sonucunda istediğiniz tepkiyi alamadığınız her seferinde muhtemelen incinmiş hissedersiniz. Bu huyunuzun farkına varıp üstesinden gelme konusunda harekete geçmezseniz zamanla yalnızlaşacak, gününüzü çoğu zaman melankolik ve/veya gergin geçireceksiniz. 

Eğer pasif-agresif bir kişiliğiniz olduğunu fark eder ve bu problemi çözmeye istekli olursanız, destek alarak bu davranış örüntülerini işlevsel bir forma dönüştürmeniz gayet mümkündür.

Pasif Agresif Kişiler İçin İpuçları

Pasif-agresif davranışı ortadan kaldırmak pek kolay olmasa da bu davranışları özellikle çocukluğunuzda geliştirdiyseniz, bunun üstesinden gelmeniz mümkün olabilir. Bu konuda bir terapiste görünmeniz, düşünme şeklinizi ve pasif agresif davranışlarınızı fark etmenize ve bu davranış modelinizi değiştirmenize yardımcı olabilir. Davranışınızdan sorumlu olanın siz olduğunuzu ve bunu istediğiniz zaman değiştirebileceğinizi unutmayın.

Pasif agresif davranışlarınızı düzenlemeye niyet edip bu konuda kendinize kendiniz de yardımcı olmak isterseniz, her gün aşağıdaki konularda kendinizi monitör etmeniz faydalı olabilir:

  • Davranışlarının farkında olmak için sık sık “şu an ne hissediyorum” diye kendine sor, duygularının farkında ol. 
  • Pasif-agresif davranışınızın muhtemel sebeplerini, kaynağını fark etmek için bunu düşünmeye zaman ayır.
  • Harekete geçmeden önce bir nefes al, acele etme, önce bir düşün… 
  • Seni üzen durumlara tepki vermeden önce kendini sakinleştir. Bunu “odayı pasif agresif bir şekilde terk ederek” yapma. Çünkü bu, karşındakine ne kadar sinirlendiğini pasif bir şekilde ima etmenin bir yoludur öyle değil mi Sakinleşmek için dışarı çıkıp bir yürüyüş falan yapabilirsin elbette. Ama başka bir odaya kapanarak karşındakine bir tavır koymak yerine, önce en azından karşındakinin sözünün bitmesini bekle; sonra başka odaya değil, yürüyüşe çıkmayı dene. Ya da kafanı dağıtacak bir kitap okuyabilirsin. Tepki vermeden önce kendini sakinleştirmenin işlevsel yollarını bulabilirsin.  
  • İyimser kal, somurttuğun anların miktarının ne düzeyde olduğunu fark etmeye gayret göster. Kendini somurturken yakaladığında kendini neşelendirmenin bir çok yolu olduğunu hatırla. En azından yakın bir dostunu veya beraber güldüğün birilerini arayıp telefonda sohbet edebilirsin öyle değil mi? Ya da İnternetten komik videolar izleyerek gülümseyecek bir şeyler bulabilirsin.
  • Pasif-agresif davranmak yerine başkalarıyla iletişiminde karşındaki kişilere karşı dürüst ol; o an hissettiğin şeyi (öfke, üzüntü, kızgınlık, kırgınlık, hayal kırıklığı, değersizlik, takdir edilmeme, vb) duygularını tüm açıklığıyla sağlıklı bir şekilde ifade etmeye gayret göster. Bunu yaparken, onların söyleyeceği şeyler olabileceğini de unutma; onların duygularını ifade etmelerine sen de izin ver. Kendini ifade ederek taleplerini ifade ederken karşındakinin de söz hakkı olduğunu hatırla. Tartışmaktan kaçınma. Haklı çıkmaya odaklanmak yerine, çatışmanın çözümüne odaklanın.
  • Bunları yapmanın kolay ı-olmayacağını ve “değişim” için sadece bir başlangıç olduğunu unutma; profesyonel destek almaktan çekinme.
Picture of Klinik Psikolog BURAK UÇKUN

Klinik Psikolog BURAK UÇKUN

Hipnoterapi diplomasını dünyanın ulusal akreditasyona sahip ilk hipnoterapi akademisi olan, ABD Los Angeles’taki HMI College of Hypnotherapy‘de aldı. Lisans eğitimini yüksek onur derecesiyle ve bölüm ikincisi olarak mezun olduğu İstanbul Nişantaşı Üniversitesi, “Psikoloji” bölümünde tamamladı. “Klinik Psikoloji” alanında Yüksek Lisans eğitimini (tezli) İstanbul Beykent Üniversitesi‘nde başarıyla tamamlayarak Uzman Klinik Psikolog unvanını aldı. Ayrıca inşaat mühendisliği lisans diplomasına da sahip olan Klinik Psikolog Burak Uçkun, "American Hypnosis Association" akredite hipnoterapistler listesinde yer almaktadır. Yetişkinler için Bilişsel Davranışçı Terapi ve Hipnoterapi yönelimli psikoterapi hizmetleri vermekle beraber alandaki uzmanlara Hipnoz eğitimleri de vermektedir.

Yazarın Tüm Makaleleri
Picture of Klinik Psikolog BURAK UÇKUN

Klinik Psikolog BURAK UÇKUN

Hipnoterapi diplomasını dünyanın ulusal akreditasyona sahip ilk hipnoterapi akademisi olan, ABD Los Angeles’taki HMI College of Hypnotherapy‘de aldı. Lisans eğitimini yüksek onur derecesiyle ve bölüm ikincisi olarak mezun olduğu İstanbul Nişantaşı Üniversitesi, “Psikoloji” bölümünde tamamladı. “Klinik Psikoloji” alanında Yüksek Lisans eğitimini (tezli) İstanbul Beykent Üniversitesi‘nde başarıyla tamamlayarak Uzman Klinik Psikolog unvanını aldı. Ayrıca inşaat mühendisliği lisans diplomasına da sahip olan Klinik Psikolog Burak Uçkun, "American Hypnosis Association" akredite hipnoterapistler listesinde yer almaktadır. Yetişkinler için Bilişsel Davranışçı Terapi ve Hipnoterapi yönelimli psikoterapi hizmetleri vermekle beraber alandaki uzmanlara Hipnoz eğitimleri de vermektedir.

Yazarın Tüm Makaleleri

Bunlar da ilginizi çekebilir

Sorularınız mı var?

Telefon veya e-posta ile irtibata geçmekten çekinmeyin

Hipnoz Uzmanı ve Klinik Psikolog Burak Uçkun
Klinik Psikolog BURAK UÇKUN

Merhaba...

Sorunuz mu var?

bilgi@hypnotistanbul.com 
Tel: 0539 914 23 10

Sorularınız için telefon ya da e-posta yoluyla irtibata geçmekten çekinmeyiniz.

hypnotistanbul