İş Yeri Stresi ve Baş Etmenin Yolları

İş yeri stresi geçici ve kısa dönemler halinde baş gösterdiğinde bazen normal karşılanabilir. Ama bazı dönemlerde stresi hayatımızda uzun süre barındırmak, uzun süreli aşırı strese maruz kalmak sadece verimliliğimizi değil, fiziksel ve duygusal sağlığımızı da önemli ölçülerde etkileyebilir. Stresle başa çıkma konusundaki başarımız, işimizdeki başarı veya başarısızlığımızı önemli bir ölçüde etkileyebilir.

iş yeri stresi

Bu yüzden işyeri stresi ile baş etme yeteneğimizi geliştirmemiz hem verimliliğimiz, hem de fiziksel ve ruhsal sağlığımızı en üst düzeyde tutmak için oldukça önemlidir. İş yeri stresiyle baş etmek aslında o kadar da zor değil…  Duygularımız aslında tamamen kendi kontrolümüzdedir. İnsanın her çeşit duygu karşısında bir seçim şansı vardır. Duygular seçilebilir ve kontrol edilebilir. Yeter ki bunun yapılabilir olduğunun bilincinde olalım. Otohipnoz, iş yerimizde 2-3 dakika uygulayabileceğimiz basit nefes alma teknikleri, gevşeme teknikleri, ve bunun gibi bir çok basit tekniği öğrenip uygulamak verimliliğinizi ve stresle baş etme kabiliyetinizi önemli ölçüde arttıracaktır.

İş hayatında her şeyi her zaman kontrol edemeyeceğimizin farkında olmamız önemlidir. Bu durum sizin zayıf, başarısız ya da zor bir durumda kapana sıkışmış olduğunuz anlamına gelmez. İş hayatıyla ilgili stresle baş etmeniz gereken şey işinizde radikal değişiklikler yapmayı düşünmenizi de gerektirmez. Aslında çözüm oldukça kolaydır… Olayların duygularınızı olumsuz etkilemesine izin vermemek de bir seçimdir. “Söylemesi kolay da nasıl yapıcaz bunu?” demeyin. Stresli durumlarda sakin ve soğukkanlı kalmak için yapabileceğiniz şeyler elbette var. “Sakin kalmak” derken bunu “boş vermek” anlamında algılamayın. Sakin kalmak, soruna daha iyi odaklanıp daha hızlı ve daha etkili çözümler bulmanızı sağlayacak önemli bir faktördür. Bir golf oyuncusunu düşünün… Stresli bir turnuva finalinde sakin kalmayı başaran bir golfçü ile stresin tüm bedenini sardığı bir golfçüden hangisi son vuruşu daha iyi yapacaktır?

Hayatta “ENGEL” olarak gördüğümüz şeyler aslında bazen zihnimizde kendi kendimize koyduğumuz engellerdir.

atBazen olup biten olayların kontrolümüzden çıktığını düşünebiliriz. Yokuş aşağı giden freni patlamış bir araçta gibi hissedebiliriz… İşin gidişatının belki de artık kontrol edemeyeceğimiz bir düzeye gelmiş olduğunu düşünebiliriz… Aslında başkalarının kendi stresini bizim üstümüze akıttığını ve buna  müsaade ettiğimizi fark etmeyebiliriz… Başkalarının stresini bize taşıtmasına izin verebiliriz… Oysa ki stresin bizi ele geçirmesine izin vermemek için tahmin ettiğinizden çok daha fazla içsel ve zihinsel güce sahibiz. Hayatın ve düşüncelerimizin kontrolünü elimize almayı öğrenmek, stresle baş etme konusunda sahip olabileceğimiz en etkili silahtır.

Unutmayın; “Duygular bulaşıcıdır.” Stres düzeyinizin başkaları ile etkileşim kaliteniz üzerinde çok etkisi vardır. Kendi stres yönetiminizi ne kadar iyi yaparsanız etrafınızdakileri ve olayları o kadar olumlu yönde etkilersiniz. En önemlisi de diğer insanların stresinden ve iş stresinden o kadar az etkilenirsiniz. Stres yönetimi konusunda kontrolü ele aldığınızda hayatınızın kontrolünü de elinizde hissedeceksiniz.

İnsan zihni bir tehdit hissettiğinde ve zorlu bir durumla başa çıkmak için gerekli kaynaklara sahip olmadığını düşündüğü zaman strese girer. Stresi kontrol etmek de zihninizin başarıyla yapabileceği bir şeydir.

  • Zaman planınızı iyi yapın, bir konuyla ilgilenirken diğer konuların bekleyebileceğini unutmayın.
  • İş yükünüzü eve taşımayın, iş saatinde işinize, iş saati dışındaki zamanlarda kendinize, dostlarınıza ve ailenize zaman ayırın.
  • Mümkünse tatil günlerinde e-postalarınıza 24 saat içinde sadece 1 kez bakın ve biriken tüm mesajlara anında cevap vermeniz gerekmediğini unutmayın. Çok acil olanların dışındaki mesajlarınız bekleyebilir. Bu nedenle zamanınızı iş hayatınızla özel hayatınız arasında dengeli bir şekilde paylaştırmaya özen gösterin.
  • Unutmayın ki iş saatleri dışında kendinize ve ailenize ayırdığınız zaman bir lüks değil, ihtiyaçtır. Kendi hayatınıza ayıracağınız işten arınmış zaman dilimleri iş veriminizin düşmesine değil, belirgin bir şekilde artmasına sebep olacaktır. Bu konuda okuyabileceğiniz yüzlerce makaleye itibar etmeme eğilimi gösterdiğinizi fark ederseniz en azından dünyada yapılan yüzlerce toplumsal deneyin sonucunun bu tezi destekliyor olduğunu hatırlayın. Bu yüzden kendinizi her ne kadar iş yükü altında hissederseniz hissedin, o yükü taşımak için güce, zihinsel enerjiye ve motivasyona ihtiyacınız olduğunu unutmayın. Bu enerji ise dinlenerek, aileniz, sevdikleriniz ve dostlarınızla geçireceğiniz işten arınmış kaliteli zaman dilimleri yaratmak suretiyle zihni ve ruhu şarj ederek kazanılır.
  • Bunun yanı sıra stresli durumlarda işe 2 dakika ara verip derin bir nefes alıp, nefes alma sürenizin 3 katı bir süre içinde nefesinizi yavaşça vererek bedensel ve zihinsel olarak sakinleşme egzersizleri yapabilirsiniz.
  • Uykunuza dikkat edin.
  • Mümkünse gün içinde özellikle yemek aralarında kısa yürüyüşler yaparak, bunun yanı sıra ofiste 2-3 dakikalık basit fiziksel esneme egzersizleri yapın. İnsanlar asansörü beklerken siz merdivenleri kullanın.
  • Etrafınızdakiler pozitif olmasa da siz her zaman olumlu olun.
  • Toplantılarınızı arka arkaya olacak şekilde ayarlamayın.
  • Rahatsız edilmek istemediğinizde kapılarınızı veya telefonunuzu, mesaj bildirimlerinizi kapatmaktan çekinmeyin.
  • Yüz yüze konuşmak mesaj yollamaktan çok daha etkili bir iletişim yoludur. Mümkünse insanlar size mesaj atsa da hem vakti efektif kullanmak için hem de daha verimli bir iletişimde bulunmak için bizzat konuşun. Telefon veya yüz yüze görüşme yapın. Yazılı kayda geçmesini istediğiniz konular varsa teyid etmek için telefon görüşmenizin bir özetini daha sonra e-posta olarak göndermeniz her zaman mümkün.
  • Unutmayın; etrafınızdaki herkesin telaş içinde koşuşturması sizin de aynı şekilde davranmanızı gerektirmez.
  • Tatil günlerinizde sadece tatil yapın! Bunu hak ettiğinizi unutmayın.
  • Gün içinde birkaç kez 2-3 dakikalığına gözleriniz kapatıp öylece durun, nefesinize odaklanın. (uyumayın, sadece gözlerinizi kapatıp nefesinize odaklanın, hiçbir şey düşünmeyin). Stresi hissettiğinizde bunun üzerinde çalıştığınız konuda size ne kadar yardımcı olduğunu analiz edin.

Hayat da hislerimiz de seçimlerden ibarettir. Stresi kabul etmek de reddetmek de bir seçimdir. Başkalarının sizin üzerinize kendi stresini yüklemesine izin vermeyin. Stresinizin üzerinde çalıştığınız konunun sonucuna pozitif bir etkisi olmayacaksa (ki çoğu zaman olmaz), tek etkisi sizi germek ve huzursuz bir hissiyat yaratmak şeklinde ise o zaman hayatınızda strese hiç ihtiyacınız yok öyle değil mi?

Stres yönetimi konusunda daha ileri teknikleri hayatınıza katmak için, hedeflerinize ulaşma konusunda ve stres yönetimi konusunda en etkin tekniklerden biri olan “otohipnoz” öğrenmek için iletişime geçebilirsiniz.

Yorum yapmak ister misin?