Hipnoterapiste mi, Psikoloğa veya Hekime mi gitmeli?

Bir Hipnoterapist, çoğu zaman diğer terapistlerden farklılıklar gösterir. Unutulmamalıdır ki Hipnoterapist ile Psikolog ve Psikiyatristin hipnozu kullanım alanları birbirinden çok farklıdır. Bir Hipnoterapist daha çok, hedeflere ulaşmada bilinçaltı davranışların rolü, kişisel gelişim ve danışanın yaşam kalitesine etkileri üzerine odaklanır. Hipnoz teknikleri uygulayarak bilinçaltı düzeyde kişisel gelişim ve motivasyonu sağlamakla beraber  yine bilinçaltı düzeyde verilen davranışsal “yeniden öğrenme” eğitimi ile kişinin hedeflerine ulaşmasına yardımcı olur. Hipnoterapistler psikolojik bozuklukları veya hastalıkları tedavi etmez, psikolojik rahatsızlıkla ilgili teşhis koymaz hasta kabul etmez. Teşhis ve tedavi, sadece hekimlerin işidir. Hipnoz eğer hastalıklar konusunda veya tıp biliminin kapsamında olan konularda kullanılacaksa, önce hekimin onayını almak suretiyle uygulanabilir. Hipnoz tıbbi tedviye bir “alternatif” değil, “tamamlayıcı” olarak görülmelidir. “Hastalık” kapsamına giren konularda tamamlayıcı terapi olarak alındığında iyileşme sürecini oldukça hızlandırabilir. Hipnoterapistler bu tür konularda hekimle işbirliği halinde hastaya destek olabilir. Ancak tek başına tedavi edeceği iddiasında olmamalıdır. Hipnozun doktor onayı gerekmeksizin kullanılabileceği onlarca başka alan da var. Ama “hastalık” olarak nitelendirilebilecek konularda tıbbi tedaviye bir alternatif  olarak görülmemelidir.

Psikologlar genellikle “hekim” olmayan, psikoloji alanında araştırma yapan veya eğitimci olarak yetişmiş kişilerdir. Akıl hastalıklarının tedavisinde gereken zeka ölçme testleri ve tatbiki psikolojik testler psikologlar tarafından yapılır. Psikoloji, davranış ve şuurlu hayatın bütün safhalarını inceleyen bir biyoloji bölümüdür. Psikolog ve Psikiyatristler hipnozu psikotik-psikiyatrik rahatsızlıkların terapisinde destekleyici bir yöntem olarak kullanırlar. Psikologlar eğer hipnoz eğitimi de almışlarsa, hipnoterapistlerin uygulayabildiği tüm kişisel gelişim ve motivasyonal uygulamalara ilave olarak kendi alanındaki psikolojik destek uygulamalarında hipnoz tekniklerinden de yararlanabilir (eğer ayrıca hipnoz eğitimi de almışlarsa) veya bir hipnoterapist ile işbirliği yapabilir.

Psikiyatriden bahsedecek olursak; psikiyatri insanların akli dengesizliklerini, davranış ve duygusal bozukluklarını inceleyen, tedavisini yapan bir tıp dalıdır. Bu dengesizlikler bazı hallerde beyinde oluşan yapı değişikliklerinden ileri geldiği için psikiyatri ve nevroloji dalları çoğu kez birbirlerinin sınırlarını aşar. Psikiyatristler ilaçla tedavi yapma yetkisine de sahiptirler. Eğer ayrıca hipnoz eğitimi de almışlarsa, kendi alanlarındaki tedavi uygulamalarında hipnozu destekleyici bir tedavi yöntemi olarak kendileri de kullanabilirler (eğer ayrıca hipnoz eğitimi de almışlarsa) ya da bir hipnoterapist ile işbirliği yapabilirler.

Hipnoz bir “davranışsal kişisel gelişim ve bilinçaltı öğrenim/değişim aracı” olsa da kanunlarca belli bir meslek grubunun kullanımına tahsis edilmiş bir disiplin değildir. Hipnoterapist ya da Hipnotist olmak için Psikolog, Psikiyatri ya da Tıp Doktoru diploması şartı aranmaz. Hipnoz, kullanım alanının genişliği, efektifliği ve çok hızlı sonuç alınabilmesi nedeniyle dünyada bazı Psikolog veya Psikiyatristlerin de kendi alanlarındaki uygulamalarda zaman zaman kullandıkları bir yardımcı araç olsa da her Psikolog veya Psikiyatrist aynı zamanda bir Hipnoterapist veya Hipnoz uygulayıcısı değildir. Meslek eğitimi aldıkları fakültelerinde bir saat bile hipnoz dersi bulunmayan bazı meslek gruplarının hipnoz sadece kendi meslek gruplarına aitmiş gibi davranarak değişik meslek gruplarındaki uzmanlara hipnozu yasaklama girişimleri olsa da yasalarımız açık ve nettir; Kanunlarımız hipnozu bilmeyi, öğretmeyi ve uygulamayı hangi meslek grubundan olursa olsun hiçbir yetişkine yasaklamamaktadır. Kişisel gelişim anlamındaki engellerini aşmak isteyen, hedeflerine ulaşmak için kendisini geriye çeken düşünce kalıplarından kurtulmak ve belli başlı konulardaki performansını arttırmak isteyen, kısaca yaşam kalitesini yükseltmek ve hedeflerine ulaşmada hızlı ve etkin sonuçlar almak isteyen herkes güven duyduğu bir hipnoterapistten hipnozla danışmanlık desteği isteyebilir. Hipoterapistler hipnozu mesleki ve hobisel kişisel gelişim aracı olarak kullanır. Psikologlar, hekimler ve psikiyatristler hipnozu bir tedavi aracı olarak kullanır. Hipnoz her insanın insanın doğasında var olan, bilimden, eğitime; eğitimden, spora kadar birçok farklı kullanım alanı olan, iyi bir hipnoz eğitimi almış kişilerce uygulandığında mükemmel sonuçlar veren harika bir kişisel gelişim ve yardım yöntemidir. Bunun yanısıra Hipnoz; hekimlik,eğitim, spor, iletişim gibi alanların dışında bunların hepsinden bağımsız bir şekilde, özel eğitim gerektiren, özgün, müsatikil bir yardım yöntemi ve harika bir iletişim biçimidir. Hipnoterapistler hipnozu mesleki ve hobisel alanlarda kişisel gelişim aracı olarak kullanırken hekimler ve psikolog/psikiyatristler hipnozu kendi alanlarında bir tedavi aracı olarak kullanırlar. Herkes şarkı söyleyebilir. “Sadece konservatuvar mezunları şarkı söylemelidir” yaklaşımı ne kadar doğrudur, tartışılır. Herkes piyano, gitar çalmayı öğrenmek için kursa gidebilir, isteyen herkes enstruman çalabilir. İnsan doğasındaki renklere ve gelişime herkes talip olabilir ve öğrenebilir. Öyleyse hipnoz gibi, kişinin kendisine, çevresine ve yaşamına karşı yeni bir içgörü kazanmasını sağlayan bu olağanüstü araç neden belli bir meslek grubunun kullanımıyla sınırlı tutulsun ki? Müzik en genel tanımı ile sesin biçem (uslup) ve devinim kazanmış hâlidir. Biçem ve devinim içeren bir ses oluşumunun “Müzik” olarak kabul görmesi için dinleyende duygulara yönelik etkileşim yapması da beklenmektedir. Duygulara yönelik etkileşim olan bu araç da Psikolog ve Psikiyatristlerin kullanımına tahsis edilmeli midir? Müzik de aslında kimi zaman ruhu dinlendiren, bazı türlerinde coşturan, kimi türlerinde agresif bir ruh haline sokarken kimi türlerinde meditatif bir dinginliğe ulaştıran, icrası ve uygulaması sadece belli bir meslek mensubuna ait olmayan harika bir terapi aracıdır. Herkes müzik öğrenebilir, herkes müzik icra edebilir. Nasıl ki şarkı söylemek, müzik icra etmek kanunlarca sadece konservatuvar mezunlarının tekeline verilmemişse, hipnoz öğrenmek, uygulamak ve icra etmek de sadece belli bir zümrenin hizmetine tahsis edilmemiştir. Türkiye’de binlerce müzik kursu var. Müzik icracıları da ruhumaz hitap ederken psikolog, hekim ve psikiyatristlerin alanına girerek müziği bir “teşhis” ve “tedavi” aracı olarak kullanırlarsa işte o zaman kanunlara aykırı bir durum sözkonusu olur. Hipnoz da aynı şekilde, her insanın eğitimini alma ve icra etme hakkı olan, insanın doğasında zaten var olan bir durumdur. Kanunlar insana ait olan bu araçları ne amaçla kullandığınızı çerçeveler. Teşhis ve tedavi sadece hekimlerin işidir. Hipnoz da tıpkı müzik gibi,  modern tıbba alternatif bir tedavi aracı olarak sunulmadığı sürece nasıl kullandığınza paralel olarak kanunlarca kullanımı kısıtlanmış bir araç değildir. Dünyada psikologlar, psikiyatristler ve hekimler müziği de tedavi uygulamalarında destekleyici bir araç olarak kullanmaktadırlar, hipnozu da.

Dünyada ve Türkiye’de birçok Diş Hekimi, Psikolog ve Psikiyatrist de hipnozu kendi alanlarında kullanmak üzere hipnoz eğitimi almaktadırlar. Zira hipnoz, tıp fakültelerinde ders olarak gösterilmez. Hipnoz, uygulama alanlarını ve metodolojisini öğrenmek için ayrıca eğitiminin alınması gereken bir disiplindir. Hipnoz, psikoloji ve psikiyatride zaman zaman psikolojik rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan bir araç olsa da Hipnoterapistler bir ruh hekimi, psikolog, psikiyatrist veya tıp doktoru değildirler. Psikolojik veya mental rahatsızlıkları teşhis veya tedavi etmezler, bir hastalıklarıyla ilgili tedavi olma niyetiyle başvuran danışanları kabul etmez, bir psikolog veya hekime gitmeleri için yönlendirirler. Ciddi bir hipnoterapi eğitimi alan profesyonel, diplomalı hipnoterapistler hangi konularda hipnoz uygulaması yapabilecekleri konusunda eğitimli ve uzmandırlar. Örneğin sahne korkusu yaşayan, sahnede çok heyecanlanıp performansı olumsuz etkilenen bir ses sanatçısının bu davranış biçiminden kurtulmak için bir hipnoterapiste başvurmasında hiçbir sakınca yoktur. Ya da topluluk önünde konuşma yapmakta zorlanan bir yöneticinin konferans vermesi gerekiyorsa konferanstan önce bu konuda bir hipnoterapistten hizmet alması mümkündür. Oysa örneğin cinsel işlev bozuklukları, psikosomatik rahatsızlıklar, histeri, ağrı tedavisi gibi konularda öncelikle hipnoterapist yerine bu konularla ilgili branşlardaki hekimlere başvurmak gerekir. Hastalıkların tedavisi için sıradan hipnoterapistlere başvurmak uygun değildir zira hastalıkların tedavisinde, teşhisi tam olarak belirlemeden hipnoz uygulamak yarardan çok zarar verir. Bu yüzdendir ki hastalıkların tedavisi için, hipnozu, bir tedavi metodu olarak kullanan doktorlara ya da bir hipnoterapist ile beraber çalışan hekimlere başvurulmalıdır.

Kişisel gelişim ve hedeflere ulaşma alanları dışında kalan ruhsal sorunların tedavisi konusunu da psikiyatristlere bırakmakta fayda vardır. Hipnozu tedavi metodu olarak kullanan doktor sayısı çok azdır. Doktor olsa da hipnoz işini de hipnoz eğitimi almış hipnoterapist diplomalı kişiler yapmalıdır. İlgili hekimin hipnoterapi alanında bir diploması yoksa bir hipnoterapist ile koordineli ve beraber çalışabilir. Hipnozu kullanan hekimlerin çoğunluğu bunu olağan tedavilerine, özellikle ameliyat ve ilaca ek olarak kullanırlar. Hipnoz insanlar için birçok konuda bir çıkış yoludur, çünkü çok kısa sürede beklentilere cevap verebilir. Ayrıca güvenli, kolay ve etkili bir yoldur. Eğitimli ellerde zarar verme olasılığınız yoktur. Bu nedenle hipnoza başvurmadan önce kişi hangi konuda hipnoterapi hizmeti almak istediğini tespit etmelidir ki doğru adrese gitsin. Bir hastalığınız için bir hipnoterapiste başvursanız bile eğitimli ve diplomalı bir hipnoterapist kendi konusu dışındaki bir alanda doktor onayı veya süpervizörlüğü olmadan size hizmet vermeyeceğini belirterek size en efektif şekilde yardımcı olmak için bir hekime gitmeniz konusunda sizi teşvik edecek ve sizin için en doğru olan branş hekimine yönlendirecektir. Bu yüzdendir ki hipnoterapistinizin size yardımcı olma konusundaki yeterliliğinden emin olmak için hipnoterapi diplomasını sormak ve görmeyi talep etmek danışanın en doğal hakkıdır.

Yorum yapmak ister misin?