“Hipnoz eğitiminize katılırsak vereceğiniz sertifika bana uygulayıcı yetkisi verecek mi? Sertifika bana Sağlık Bakanlığı onaylı hipnoz yapma yetkisi veriyor mu?…”  Dünyanın tüm ülkelerinde hipnoz alanında açılan kurslarda verilen sertifikalar, “hekim, psikolog, psikiyatrist” ve benzeri meslek gruplarından olmayan hiç kimseye sağlık bakanlığı nezdinde bir teşhis veya tedavi uygulama yetkisi vermemektedir. “Sertifikalı Hipnoz Eğitimi” kapsamında verilen “katılım sertifikaları”, teşhis ve tedavi yetkisi olmayan kişilere hipnoz ile herhangi bir “tedavi” yapma yetkisi vermez zira Türkiye’de (ve dünyada) teşhis ve tedavi yetkisi kanunlarca sadece hekimlere verilmiş bir yetkidir.

ANCAK; hipnozun kullanım alanı sadece hastalık tedavisi değildir. “Tedavi” kapsamı dışında bir çok kullanım alanı vardır. (Kişisel gelişim ve pozitif değişim alanları gibi). İşte bu yüzden dünyanın bir çok ülkesinde Hipnoterapistlik ayrı bir meslek grubu olarak tanımlanmış ve hekim olan ve hekim olmayan uygulayıcıların kullanım alanları da net olarak tanımlanmıştır. Hipnozu öğrenmek ve uygulamak, kendi alanının sınırlarını aşmamak şartıyla kimseye yasaklanmamıştır. Hipnozla “tedavi kapsamına girecek konularda hekim olmayan kişilerin uygulama yapması”, elbette kanunlarca kısıtlanmıştır. Ancak bu sadece hipnoz için değil, tüm “tedavi” amaçlı uygulama ve yöntemler için geçerlidir. Hekim/psikolog/psikiyatr vb değilseniz, ne hipnozla ne başka bir yöntemle “teşhis ve tedavi” yetkiniz yoktur. Üç beş günlük bir eğitimle böyle bir yetki sahibi olmak zaten eşyanın doğasına aykırıdır. Hipnoz uygulamayı öğrenmek ve kendi uzmanlık alanınızda veya genel kişisel gelişim alanlarında hipnoz uygulamak üzere hipnoz eğitimine katılabilirsiniz ancak eğer “tıp hekimi, diş hekimi, psikiyatrist hekim, klinik psikolog vb” meslek gruplarından birinde değilseniz, hipnoz eğitimine katılmış olmak size sağlık bakanlığı nezdinde bir uygulayıcı yetkisi vermez. Hekim olmayan kişiler, eğitimciler, kişisel gelişimciler vb de hipnozu literatürde “hastalık” kategorisinde olmayan konularda; mesleki ve/veya hobisel kişisel gelişim alanlarında (vocational and avocational self improvement) başarıyla kullanabilirler.

Verilen hipnoz sertifikalarının Sağlık Bakanlığının verdiği bir “yetki belgesi” niteliğinde olmadığını, bu yetkiyi verenin sertifika değil, kişinin kendi uzmanlık alanında almış olduğu üniversite diploması olduğunu bilmeniz önemlidir. Bu yüzden sektörde “uluslararası geçerli sertifika” safsatalarına inanmayınız. Hepsi aslında “katılım sertifikası”dır. Türkiye’de hipnoz eğitimi veren bazı kişi ve kurumlar, herhangi bir ülkede yetkilendirme izni olmayan bazı sıradan yabancı hipnoz derneklerinin logosunu kullanma hakkını küçük bir ücret karşılığında satın alarak eğitim verdikleri kişilere “uluslar arası geçerlilikte sertifika veriyoruz” diyerek sertifikalarını özel bir yetki veriyormuş gibi lanse etmektedirler. ULUSLAR ARASI GEÇERLİ SERTİFİKA DİYE BİR ŞEY YOKTUR. Unutmayın; Hipnoz eğitimlerinde verilen sertifikalar kişiye herhangi bir “teşhis ve tedavi” yetkisi vermez. Türkiye’de hekim, psikolog vb olmayan kişilere böyle bir yetki veren bir hipnoz kursu da bulunmamaktadır. Bu iddiada olan sertifika vaatlerine itibar etmeyiniz. Verilen tüm sertifikalar birer katılım sertifikasıdır. Psikolog veya hekim değilseniz hipnozu tedavisi amaçlı kullanamazsınız, sadece kişisel gelişim alanlarında kullanabilirsiniz. Dolayısıyla verilen tüm hipnoz eğitimi sertifikaları da sadece birer “katılım sertifikası” niteliğindedir. Yetki veren bir resmi belge değildir.

Amacınız hipnozla “tedavi” yapmaksa, bu yetkiyi sertifika değil, üniversite diplomanızın verdiğini unutmayınız. Ve unutmamak gerekir ki; Hipnoz sertifikaları kişiye “hipnozla hastalık tedavisi yapma yetkisi” vermez, bu yetki tüm dünyada sadece hekimlerine verilmiştir. Kişisel gelişimciler “tedavi” kapsamında olmayan konularda, yani mesleki ve/veya hobisel kişisel gelişim ve motivasyon kapsamında olan konularda hipnoz uygulayabilirler. Sertifikalar kişiye diledikleri her konuda hipnoz yapma yetkisi vermez. Unutmayınız ki kişinin hangi konularda hipnoz uygulayabileceği ile ilgili yetkiyi veren şey “sertifika” değil, “üniversite diplomalarıdır”.

Bu tür eğitimlerle ilgili bilinmesi gereken en önemli şey; “SERTİFİKA HİPNOZ YAPMAZ”. Bu yüzdendir ki katılacağınız hipnoz eğitimlerini seçerken hipnozu iyi öğrenebileceğiniz bir eğitime katılıp katılmadığınızı sorgulamak iyi bir fikirdir. İletişim becerisi olmayan, hipnoz uygulayıcı olma kumaşı olmayan birisi onaylı veya onaysız kaç sertifika alırsa alsın, hipnoz alanında başarılı olamaz. Bu yüzdendir ki biz eğitimlerimize sadece mülakatla öğrenci kabul ediyoruz.

İkinci önemli konu da şu ki; Hipnoz bir araçtır ve kullanım alanı çok geniştir. Bu aracı ne konuda kullandığınıza bağlı olarak yetkiye ihtiyacınız ya vardır ya da yoktur. Yetkiyi sizin mesleğinizin yeterlilik belgeleri verir. Sağlık bakanlığı onaylı hipnoz eğitimi veren bazı üniversiteler vardır. (Medipol Hastanesi gibi). Bu eğitimlere sadece “sağlık alanında uygulama yapma yetkisi zaten var olan” kişiler, hekimler katılabilir ve en az 200 saat süren eğitimlerdir. Sağlık bakanlığı’nın önerdiği müfredatı işleyen çok kapsamlı eğitimlerdir. Ancak hangi alanda uygulama yapabileceğiniz yetkisini veren şey yine bu sertifika değildir, kişinin zaten sahip olduğu mesleki diplomasıdır. Yani psikolog, hekim vb olmasıdır. Zaten bu yüzden Sağlık Bakanlığı onaylı olan eğitimler sadece hekimlerin katılımına açıktır zira müfredatı hipnozun insan sağlığına yönelik uygulamalarını içerir.

Unutmayın, Sertifika hipnoz yapmaz.  2 günde (veya ayda bir hafta sonu olmak üzere 3-4 ay eğitim alarak, yani 10 gün eğitim alarak) bir hekimin kendi alanında yapacağı uygulamaları yapmayı öğreten ve hatta bu konuda bir de yetki veren hiçbir bir sertifika yoktur. Yetkiyi veren belge, hekimin üniversite diplomasıdır.

Hipnozla sağlık alanında terapi yapmayı öğrenmek demek, ilgili rahatsızlıkların doğasını tanımayı, bununla ilgili sağlam bir eğitim almayı gerektirir. Psikolog veya hekim iseniz, o zaman 2-4 günlük eğitimle sağlıkla ilgili kendi mesleğinizle ilgili bazı mesleki uygulamaları yapmaya yeterli hale gelirsiniz.  Zira problemin doğası ile ilgili bilmeniz gereken mesleki alt yapınız zaten mevcuttur. Hastalıkları tanıyorsunuz, doğasını biliyorsunuz ve kendi alanınızda temel konularda hipnoz uygulayabilecek düzeye 2-4 günde gelirsiniz. Hipnozun nasıl kullanıldığını öğrenmeniz, uygulayıcı olmanız için yeterlidir. Ancak psikolog veya hekim değilseniz ve amacınız 2 günde yetki veya meslek edinmekse, Türkiye’de öyle bir kurs yoktur. Bu tür kurslarda verilen tüm sertifikalar katılım sertifikalarıdır, kişiye bir yetki vermez.

Babası Türkiye’nin ilk hipnoterapistlerinden ve kendisi klinik psikoloji yüksek lisans hocalarımdan biri olan ünlü bir profesöre (psikiyatri profesörü) sağlık bakanlığı onaylı bir hipnoz sertifikası yok diye hipnoz uygulayamayacağını söyleyen bir kanun yoktur. Unutmayın, sertifika hipnoz yapmaz. Hipnozu siz yapacaksınız. Örneğin bir gitar ile güzel bir beste de yapabilirsiniz, birinin kafasına vurursanız kişiye zarar da verebilirsiniz. Bu durumda “Gitar tehlikelidir” diyerek yasaklamak, ya da sadece polis ve askerler gitar kursu alabilir” demek ne kadar mantıklıdır? Yasalar gitar çalmayı öğrenmeyi değil, onu nasıl kullanacağınızın sınırlarını belirler. Gitar tehlikeli değildir, onu nasıl kullandığınıza göre tehlikeli hale de gelebilir. Hipnoz da böyledir. 2 aylık ya da 2 günlük eğitimle örneğin Bipolar bozukluğu hipnozla tedavi etmeye kalkarsanız, bu eğitimle hastalık tedavi etme yetki ve becerisi edineceğinizi umuyorsanız, ne sağlık bakanlığı onaylı eğitim ne de başka bir hipnoz eğitimi size bu yetkiyi de bu bilgiyi de veremez. Ancak örneğin “özgüven arttırma” konusunda, kişisel gelişim ve motivasyon konularında yapılabilecekleri öğrenebilir, kimleri hekime yönlendirmeniz gerektiğini, kimleri psikoloğa veya ilgili branşa yönlendirmeniz gerektiğini (kırmızı çizgileri) öğrenebilirsiniz. Motivasyon, mesleki ve hobisel kişisel gelişim konularında telkin içeren eğitimler vermek için sağlık bakanlığı onaylı sertifikaya gerek yoktur zira sanılanın aksine, hipnozun tek kullanım alanı sağlık değildir. Hayatın kendisi telkindir. Günlük hayatımızdaki her iletişimimiz “telkin” içerir.

Dediğimiz gibi; herkes gitar kursu alabilir ama gitarı nasıl kullanacağınız ise size kalmıştır. Yani herkes Hipnoz eğitimi alabilir, ama hipnozu ne konularda ve nasıl kullanacağınız ise size kalmıştır. Yetki ve bilgi alanlarınızın sınırlarını aşmadan hipnozu kendi alanınızda uygulayabilirsiniz ve birkaç günlük kaliteli bir eğitimle de bunu yapabilecek düzeye gelebilirsiniz. Hekim iseniz ve “sertifikamda sağlık bakanlığı onayı da olsun” isterseniz, bizim eğitimimiz hekim ve psikologların yanı sıra kişisel gelişimcilere de açıktır ancak sağlık bakanlığının belirttiği 200 – 300 saatlik müfredatı veren eğitimlerden değildir. Her ülke kendi kanunlarını kendi koyar, dolayısıyla “Uluslararası geçerli sertifika” diye bir şey yoktur. Sağlık bakanlığı onaylı sertifikalar, müfredatı sağlık bakanlığınca onaylanmış sertifikalardır ve sadece hekimlerin katılımına açıktır. Bizim verdiğimiz sertifika “katılım sertifikası” niteliğindedir ve hipnozun temel uygulamalarının yanı sıra temel hipnoz indüksiyonlarını en verimli şekilde öğrenmenizi amaçlar.